Bir türlü nokta koyamadığım acılarımın virgülü
Bana yaşatırken hala dünü,
sorsam mutsuz geçmiyordur bir günü...
Bakışların hüzün dağlarında üzüm
Aşkının şarabındaydı gözüm...
Sevdam yalınayak
Vuslat uzun bir yol
Kilometrelerce yürürüm
sen yeter ki orada ol
Uzansam dokunamam aşkın yakınlığına
Benim uzaklarım dizimin dibinde
Yalnızlar için,
uyanmamak özlemiyle uykuya sığınmak
sevilmenin hayalini kurmakla eşdeğerdir
Hangi kadının saçlarını okşasan rüyalarında
Uyandığında pencere diplerinde fesleğendir!
Yalnızlığın zirvesi
mutsuzluğun dibidir
Aşkta çaresizlik
kör bir kuyu gibidir
O karanlıktan korkarken
Kimler kimleri unuttu
biz aynı sevdadan bir adım öteye gidemezken
Ne kadar da masumduk
aşkı rekabet bilmezken...
Şimdi bize yalnızlık mesken
Kendimi ararken başkasında buldum
Başkasına giderken kendimde durdum
Cümle kurdum
Hayal kurdum
Merak eden olmadı...
Elimde silah gibiydi sigaram
Bütün hoş geldinleri boş verdin
kendine elvedalar aradın...
Hangi acıya merhem oldun da
kime yaradın?
Beni sevdanın tam ortasından vurdular da
ses etmedim
Bam teli koptuğunda sazın
Kefenime şiirler yazın
Hiçbir harfi silinmeyecek
yüzyıl sonra mezarımı kazın
'Özlemek' benim alın yazım
Bozulur mu hiç
Gökkuşağı ile yağmurun arası?
Kokusu toprakla hüznün yarısı.
Herkes kendi derdine merhem arar
Kimse umursamaz
Kanıyorken yara bandının yarası!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!