Dizlerim kanayınca,
acı çektiğim için değil
Annem duysun diye ağlardım
Kendimle en gurur duyduğum andı
Babamın merhameti olmadan
ayakkabılarımı bağlardım…
Ayrılık dediğin cehennemin kilitsiz kapısı
Kimse hoş gelmez buraya
günahların arka cebinde saklı
ağaçlara kalp çizen suç ortağı çakısı
Meğer ne kadar da kalabalıkmış yalnızlığımız
Gerçekleşecek şeylerin hayalini kuramayanlar,
kurdukları hayalleri gerçek sanırlar...
Ve yalnızlar
hemen her hayali
nerede görseler tanırlar!
Sevmeye çekiniyor insan
zemzem suyuyla yıkadığın saçlarını
Günahlarla girmek yasakmış kalbine
Anladım
bir melek çatınca cennetten kaşlarını...
Sen yolunu kaybetmişsin
Sırtını vefasızlığa yasla yüzünü kahpeliğe dön.
İleride yalnızlık çıkacak karşına
dönüşü yok, tek yön.
Kime sorsan gösterir, "Sahte sevda" tabelasını,
vicdanını işte oraya göm!
-Ne işle meşgulsün?
-Yerel bir kalpte tam zamanlı mutluluk için çalışıyordum.
-Peki ne alıyordun karşılığında ?
-Gülücük!
Tekrar tekrar yıkanıp
elden ele dolaşan çay bardağıyım
Kimin umurunda ruhumda biriken
binbir türlü hüzünlü anı?
Kaşığa sözüm yok da
Kimin geçici ikametgahı gönlümüz?
Kimin yanlış adresi?
Ayakta tutarken hayallerimizi umutlarımız
Neden mutluluğa dair hep bu boş vaatler?
Kimin umurunda olacak?
Yalnızlığım
terk edilmiş şairlerden miras
Belki böyle olmazdım,
yüzüme masumca gülseydin biraz...
Şimdi ceplerimde tekil acıların çoğul takısı ...
Hangi kadehin arkasına saklansan
dinmeyecek sahte aşklara kinin
Affet dese de dinin!
Söylesene
Kül tablası abdest alır mı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!