Önce otursak
sonra sokulsak
Aşka hasretim
boş hep bu kursak
Sevsen yine sen
İntihar dediğin masumiyetin eşiği
Herkes vefasızlığın hasadında
Kim sallar bu beşiği?
Kimselere gösteremezsin acını
Ne kadar darbe alsan da
aşkta yaralanınca çıkmıyor kan
Unutma
yüreğin koskoca bir han
Artık aldırmıyorum...
Aşkta kim bilir
daha ne ihanetler göreceğim.
Herkes beni soruyormuş...
Kim vurduya gittim,
Mahalledeki çocuklar top oynarken kırdılar
yüreğimin yalnızlığa açılan yoksul penceresini...
Ve ben her kış masumiyetin ayazını yerim,
derme çatma naylonlarla kapattığım,
kırık umutlarımın arasından
Ruhu yorgun yalnızlar
İlkbahar gelince
yeniden sevda aşerecekler
Toprak ananın çeyizidir çiçekler
Kış gidince yeşerecekler
Kendime küsüm
seninle nasıl barışayım?
Ruhum zifiri...
Mum ışığını yadırgıyorken kör hayallerim
Güneşe nasıl alışayım?
Bereketi kaçtı ekmeğin
Toprağı sürerken taşa takıldı pulluk
Boş yere söylememişler
"Sevmiyorsa etme sevdaya kulluk"
Haklılarmış
Ömrüm, ıssız bir tarlada korkuluk!
Varım yoğum aşk diye sabrettim.
Sevdanın kumarbazıydım
mutluluğumuza bahis yaptım
kaybettim!
Vakit gece.
Sessiz harflerle yazmak lazım şiiri
yar uyanmasın.
Abartmak gerek yine de
usulca severken bile
Başka sevdalara kanmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!