Hem gökyüzünde hem denizdedir yıldızlar...
Birine uzansan yetişemezsin
boğulursun diğerini almak istesen...
Ben samanyolun olurdum ama
mum ışığıydı cesaretin
sönecektin üflesem!
İntihar edip ölememekmiş büyümek
Nafile
her şeyi geride bırakıp
kendi vicdanımdan kaçsam
Ben iflas ettikten sonra
Yüzünün gölgesi yüzüne düşüyor ay ışığında
Bakıyorum, yine güzelsin.
Hangi cennette bu kadar şahane huri var?
Melekleri kıskandırıp, üzensin...
Saçların, fırtınalı denizlerde
Sana benzemeye çalışıyordu
Gülümsediğinde yanaklarındaki çukura saklanan melekler
Gözlerini her kırptığında yeni doğmuş bebekler
Ve saçlarının ışıltısında kanat çırpan kelebekler…
Merhaba Fethedilmemiş son sevda!
Omuzlarında yalan yükü gözlerinde ayrılık
Bir sis gibi çökmüş yaşlı bedeni sandalyeye
masa üstünde duruyor kasketi
Çatlamış ellerinin arasında sarma sigara
ruhuna işlemiş kasveti
İçimdeki ayazda üşüyen çocukta yırtık gocuk
Su alıyor yalnızlığın karanlık okyanusunda hayalleri.
Kirlilerini yıkanmışların arasına astılar
Kalbindeki açık yaraya tuz bastılar.
Çaresizliği, rotasız küreksiz filikalarda pansuman...
Önce hasta ettiler
sonra çaldılar ilaçlarımızı
Hiçbirinize yakışmadı masumca sevilmek
şimdi çıkarın papatyalardan ördüğümüz taçlarınızı
Tedavisi yokmuş sevgisizliğin
Olsun
Benim yarım yarınlarım var
Dünkü moralimden artakalan
bütünü bile bozuk paralarım...
Bir buse
yüreğimin tam ortasından vurunca düştüm imkansız aşka
Herkes vefasızlık trenine binecek,
sen ortada kalacaksın.
Biri çıkacak karşına
"Sen çok özelsin" diyecek
Kendini dünyanın en mutlu insanı sanacaksın
Çünkü kanacaksın!
Milyonlarca söz varsa
dilinin ucunda...
Sen sadece de ki
"Peki"...
Kimi zaman en büyük hakarettir o




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!