Ayrılıklardan sonra sığındığın şiirler
aslında yüreklerdeki ateşe maşadır
Yalnızlık huzur değildir çoğu zaman
O insan beyninde
gürültü dolu kargaşadır
Kaldıysa gözlerinde
ben tebessüm ederken tatlı bir anı
Sen beni asıl sonbaharda tanı!
Sık avuçlarınla
kurumuş yaprağa dönen yüreğimi
Oyuncakçı dükkanında çalışan
asık suratlı işçi
İğneden korkan bir dişçi...
Kime anlatır derdini
kendi kayıp ilanını asan afişçi?
Bu, karı erimiş dağların topraklarında açan ilk çiçek
Bu, henüz kahpelikle tanışmamış aşiyandan çıkan yavru bir kuş
Bu, sırtına onlarca hançer saplanmış aşıkta dik duruş
Bu, alın terinden geriye kalan üç kuruş
Bu, yanan can mıydı?
Neden yüreklerimiz hep yanlış aşklarda denek?
Keşke kesmeden önce anlayabilsek
Karpuzun içi değil
kabuğu çıksaydı kelek!
Hüznümüzün tortusunu süzerken
Doğduğumda
kendime yedi kat eldim
Büyüdüm
İnsanların hırslarını gördükçe
hiçliğe erdim
Çok uzun sürdü hayatı öğrenmem
Ne kadar da mutlu
Soysuzların kanını emen keneleri
Dünyadaki rezillikleri ahirette anlatmasınlar diye mi bağlanır
ölülerin çeneleri?
Sevene sevda,
"Kaf dağının ardında" desen
yalın ayak yürüse de yorulmaz...
Aşkın mağlubiyetidir bu
İyikisi olmayan insanlara
İyikisi olmayan ilişkiler gördüm
Keşkeler isyanda
Keşkesiz hayat görmedim
belkiler firarda...
Mutsuzluk ömür boyu
mutluluk dediğin bir anda
_Seni tanımak istiyorum...
_Ama ben tanınmayacak haldeyim...
_Acıların puzzel gibi...
Birleştirsek sen çıkar mısın ortaya?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!