Sen şimdi köfte tadında ağız dolusu kahkahayı sevda sanacaksın.
Henüz hayallerin taze
Yanılacaksın!
Oysa şairler yaslıdır
Yine de söz veriyorum
Gidersen,
sevdalara ektiğimiz tohum,
büyüyünce darağacı olacak...
Aşka küsecek Rapunzel
saçlarını yolacak...
Hayat işte
umut ettikçe seviyoruz...
Suyu içtik
ekmeği böldük
güzeli gördük
çirkine kördük.
Bakma benim her sevdada
yüreğimi ortadan bölüşüme
Vuruldum gülüşüne
Gerçekler çok soğuk
Sen üşüme,
gir düşüme.
Gitgide alışıyorken sana
gönlüm hasretine nazar değmesin diye
kestiği kurbanı uzaklara adar
Sevdayı aramakla geçti ömrüm
Git gidebildiğin kadar!
Şiiri kör olmuş şairin gölgesiyim
Güneşin sıcaklığına inandıramaz beni
Giyotinle idam edilen hayallerin
geriye kalan gövdesiyim
Oluk oluk akan kanıma banar mı?
Hiç haberin olmasa
Binsem şu rötar yapmış hüznümün otobüsüne
Çıkıp gelsem bir gece vakti yanına
“Nerede ineceksiniz” diye sorsa muavin
dünlerimi susardım
gidiyorsa yarına
Annesi ölmüş
Babası öksüz
Sırtında sahte umut heybesi
gözyaşı yüksüz!
Sarılamamış masum sevgilere
dalları köksüz!
İnsanlar hayattayken öldükçe
saçma sapan şeylere güldükçe
ne çok şişiyor egoları övdükçe...
Ben hala eskilerde yaşıyorum
özellikle yenileri gördükçe!
Adına şiir yazılmamış kadınlar tanıdım
sevdaya açtılar
Adına şiir yazılmış kadınlar gördüm
sevgiden kaçtılar
Adını abartmış erkekler tanıdım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!