Her aşk biraz eksiltirmiş insanı
Alnımızda durur mıh gibi
mutsuzluğun karası
Çoban düşünür
Filozof susar
Anlayacaksın hayatı,
biri girip kalbine
umutlarını elinden alınca
Gelecekten nefret edip
geçmişi özleyeceksin
Ne kadar yabancı olsak da birbirimize
Her acıda ortak feryadımızdır 'Vay!'
Bozulmasın masumiyetin
İstersen ben yedi kat el olayım,
sen ihaneti de sevdadan say...
Sen benim kavgam, sen benim barıştığım
Hasrete karışıp görmemeye alıştığım
Sen benim durulduğum
Güneşten önce uyanıp bir saat gibi kurulduğum…
Sen benim bestem, yürüyüşü ahestem
Kâinatı yakardım bir gün olsun ah etsen…
Hani bunca acılardan sonra baharı getirecektin?
Hala vicdanım üşüyor yalancı Nisan!
İçimde yaşattıklarımı
dışımda öldürdüm
Her gece son kadehim
Hep nokta koyup gittiler
oysa virgüldü aşkın ilacı
Şimdi kim tamamlar bu hikayeyi
yüreğim bir kitabın ayracı
Biri mi girer yüreğimize
Biz mi birinden gideriz?
Hep beklenen beklenmedik bir son bu
Soran olursa kime ne deriz?
Fedakarlığımızın yegane avuntusuydu
Kim bilir kaç düşten düştün
Tüm sevdiklerinin sevdasını vicdanınla toplasan
Sen yine de ayrılık ediyorsun...
Ey kızıl etekli gün batımı
eski bir aşkın hüznünü kuşanmışsın
Aşk hakkında bildiğin her şey yalan
Yalan hakkında bildiğin her şey
yürekte talan...
Yalnızlıktır sana
ayrılıklardan geriye kalan...
Bir sat hele sözde sonsuz sevgiye kalbini
Ben uykuyu bekliyordum sen geldin.
Hoş geldin...
Kusuruma bakma, ortalık mutsuzluk içinde!
Oysa bir zamanlar tertemizdi sevdalar içimde...
Darmadağın hayallerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!