Kelimeler de göçermiş mevsimi bitince,
bunu en çok suskunluğuna yenilenler bilir.
O fısıltılardan kurduğum gökyüzü;
şimdi başka pencerelere yağmur olup iniyor.
Herkesin bir “hiç”i vardır cebinde sakladığı,
bir de yangından kaçıramadığı kırık harfleri.
Ömrünce bir suskunluğu taşır içinde,
bir tek cümlede kaybeder kendini.
Şimdi hangi yabancı masanın uğultusunda,
hangi sağır kulağa heba ediliyor o mısralar?
Ben bir tek harfine dünyaları sığdırırken,
meğer ne kolay savrulurmuş o rüzgâr.
Gidenin ardından bir tek şiir kalır derler ya;
bazen sahipsiz bir kırgınlık düşer payına.
Sesini yitirmiş bir dize gibi asılı durur,
ne sahibine döner, ne bir kulağa yakışır.
İnsan geç öğreniyor:
Bazı sözler
söyleyen için yalnızca sözdür,
duyan onları ömür sanır.
Şimdi ne zaman
eski bir cümlen düşse aklıma,
üzülmüyorum artık gittiğine.
İçimi asıl acıtan şu:
Ben ömür diye sakladığım o sözleri
sen kim bilir
kaç kulakta
hiç ettin.
Kayıt Tarihi : 16.08.2026 11:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bazen bir insanın söylediği birkaç cümle, onun için yalnızca sözdür; ama duyan, o sözlerin içine bir ömür yerleştirir. “Kırık Harfler”, bir zamanlar çok kıymetli sanılan sözlerin, zaman geçince başka kulaklarda sıradanlaşmasını fark etmenin kırgınlığından doğdu. Asıl acı, o sözlerin artık bize söylenmemesi değil; bizim kutsal bildiğimiz anlamların, söyleyen için belki de hiç o kadar büyük olmadığını anlamaktır. Çünkü insan bazen bir cümleyi yıllarca içinde taşır. Sonra bir gün öğrenir: Söyleyen çoktan unutmuştur, duyan hâlâ ömür sanıyordur.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!