Kimden kaldı bu yaralar,
Hangi zalimin elinden çıktı bu derin izler?
Aynaya baksam yüzüm yabancı,
Göğsümü açsam, tam ortasında onun bıraktığı o paslı hançer.
Kimden kaldı bu yaralar,
Sokak sokak gezdiğim, kapı kapı aradığım ama bulamadığım o vefasızdan.
O bir gülüşüyle yıkmıştı dağlarımı,
Ben o enkazın altından hâlâ onun adını sayıklayarak çıkmaya çalışıyorum.
Ne soran var ne giden,
Bu yaralar benim bu dünyadaki idam fermanım.
Kimden olacak sevdalım;
El vurmadı, yabancı dokunmadı;
Bu derin kınalar, bu kurşun izleri,
En çok sevdiğimin, o can damarımdan öptüğü yerden kaldı...
Kimden kaldı bu yaralar,
Hangi el sildi ömrümün en güzel sayfasını?
Bile bile uzattım boynumu o bıçağa,
Yabancı vurmazdı zaten, bu darbe en güvendiğim dağın tepesinden geldi.
Kimden kaldı bu yaralar,
Gecenin bu kör vaktinde gözüme uykuyu haram eden?
O gitti, geriye bu derin oymalar, bu sızlayan hatıralar kaldı.
Ne silmeye gücüm yeter ne üzerini örtmeye bir örtü,
Her baktığımda yeniden kanar bu körpe divan.
Bilsin ki o vefasız,
Bu yaralar onun bıraktığı en kıymetli mirastır bana.
Ne bir doktora giderim ne bir merhem sürerim üstüne;
Bırakın kanasın, bırakın bu ten onun adıyla delik deşik olsun,
Çünkü bu dünyada ondan kalan en güzel şey,
Bu göğse vurduğu o imzasız nişandır sevdalım...
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 17:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!