Kendimi yatak odasına kapattım.
Görünürde yaptığım davranış böyle özetlenebilirdi,oysa o anda kendimi en yakınımdaki insana ve belkide hayata kapattım.
Durduğum yer tam anlamıyla bir uçurumun kenarıydı yada bir cinnet anıydı ve ben beni delirten bu duyguyu kelimelere bölüp parçalamak istiyordum.
Yatağın üzerine oturup derin,derin nefes almaya başladım,kendimi kapattığım iki odalı evimizin tek kapısının ardında yüzleşmekten yorulduğum o kadar çok saçmalık vardı ki o anda hepsiyle baş edecek gücü bulamıyordum kendimde.
Keşke dedim kendi kendime bedenimden büyük bir keşke.
Şimdi nasıl kelimelere dökerim bilmiyorum ama ben yatağın karşısındaki aynaya
Sabah uyanır uyanmaz
üzerimize giydiğimiz çelik zırhı
Gece uyumadan önce
çıkarıp baş ucumuza koyunca
Maskesinden kurtulan tenimizden
İnce bir yağmur gibi
yağıyorken üzerime soluğun
İklim'siz
Bir kuş uykusuydu
Usulca
Kirpiklerimin arasına serpiştirdiğin..
Anlaşıldı
Yine yazdıracaksın bana
Biliyorum gülümsediğinde
yanağının kenarında oluşan
tebessüm çukurunu
Bu sabah evden çıkarken
biraz fazla çocukluk
almışım yanıma
Birde satır aralarında
su içmeye inen
Yüreğimi bir serçenin kanadına astım
Gelir konar bir gün
buğulanmış cam kenarına
Biliyorum tebessüm eder
ekmek ufalarsın
Yüzümün sustuğu iklimlerde
sol yanında
Sesin sessizliğimin
yüzünden akardı..
Hani hatırlarmısın
eskiden çok eskiden
sesli düşünürdüm
şaşırırdın
Şimdi sana sesimi duyurabilseydim
Uzanıp dokunmuş yüzüne
günün ilk ışıkları
Bir mahmur sevinç
Bir mızıkçı özleyiş
Bir çift kanat gökyüzünde




-
Zeynel Abidin Güven
Tüm YorumlarKezban hanım şiirleriniz çok güzel. Yüreğine sağlık.