Ben hep umutlarımla el ele adımladım zamanı.
Her şeyi çevirmesini bildim de lehime,
Durduramadım bir türlü, başımdaki hazanı.
Koyuni surdum dağa Gittum yari görmağa
Anasi Babasi Nenesi Dedesi
Hepsi düştü peşume dayak yedum az daha
Yağladum topuklari kaçtum dağdan yukari
Hayat son virajları dönerken yorgun,
Bulanık gecenin altında rüzgar.
Geçmişin penceresi açılınca aklına,
Ağlar hataların cehennem ateşinde mahcup.
Belki haklılık payını payda edersin hatalarına,
Belki de kılıç kuşanır kendine kendin.
İksenitun güzeli
Deli olmuşum deli
Ben beni yaşamadım
Sana Gönül vereli
Bir Yer Vardur Rizede
Rize İkizderede
Sen Hala Gelin Gibi
Benum Gençluk Nerede
Paylaşılmış iniş yollar.
Hep bize düştü memleketin yokuşları.
Bunu iyi biliyoruz ki:
Akar sular akarına.
Akıtacağız alın terimizi tüm yokuşlardan.
O zaman cadı kazanları kaynayacak
Değer verilmedi mi değersizliklere söyleyin.
Talan edilmedi mi memleketin her yanı.
Alkış tutulmadı mı hırsızlıklara.
Geçit verilmedi mi bir bir rüşvet çarkıyla,
Kanımızı emen yolsuzluklara.
Gecemiz kara, karadan da kara yıldızlarımız.
Öyleyse biz ışık olalım birbirimize.
Bir güneş gibi doğsun,
Bulanık gecelerin sabahında hürriyet.
Susamış dudaklara tuz ekmeye kalkıyorsunuz.
Dişliyor ellerinizi dişler.
İşte böyle başlıyor kavgalar,
Yolunda gitmiyor işler.
Gel gecenin bir vakti kimseye duyulmadan.
Usulca sokul rüyalarıma ben uykudayken.
Al götür beni bulutların üstüne.
Benim mavi kanatlarım olsun senin pembe.
Dolaşalım ıssızlığını tabiatın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!