Yollarında heder ettim kendimi.
Yine sana çıkamadım neyleyim.
Göller gibi aşamadım bendimi.
Yüreğine akamadım neyleyim.
Neyleyim olmadın sözünün eri.
Söyleyin, kim itiyor trenlerini terlemişliği ile
Kim siper oluyor korkaklıklarına korkusuzca.
Kim tüttürüyor bacalarından alın terini.
Sanmasınlar ki;
Yüzsüzlüklerine yüz çevirmekten başka
Milyonlarca yıldız çaresiz kaldı da,
Bir güneş parçaladı karanlığı mevsimler boyunca.
Mavi gözleri uykuda amma,
Yüreği sonsuza ışık tutmakta.
Bir bölge var yurdumda Sakarya’dan Artvin'e.
İşte burada yaşar kuzeyin çocukları.
Arasan bulamazsın yer yok nefrete kine.
Sevgiyle dolup taşar kuzeyin çocukları.
Bu masmavi suların ne dibi var ne başı.
Hep yek salladum zari
Yuzum oldi sapsari
Kalmadi bende bişe
Sele verdum ambari
Lagara lugara
Gece çöktü kuytulara.
Yüreğim uyandı yine.
Yanınca dağların feneri,
Aşka çağırdı beni
Yüreğime göz kırpan yıldızlar.
Aşka cağırdı beni
Anlatsam destan olur Memişun işlerini
Dövdi oni karisi Hep kirdi dişlerini
Eve biraz geç gelsa Pataklar oni kari
Tutar oni kolindan Atar oni dişari
Bu Memişun kaderi Karadan daha kara
Bunca yıllık hasret yeter.
Köyüme götürün beni.
Burnumda kokusu tüter.
Köyüme götürün beni.
Çocukluğum orda kalmış.
Kriz ortamında dolaştım şehri
Seslerin sessizliğinde.
Gerçeklerin üzerinde yürüdüm yalın ayak,
Olayların belirsizliğinde.
Kaptırıp da kendini gözlerimin buğusuna,
Düştün içime yangından kaçarcasına.
Oysa yüreğim yangın, yangından da yangın aşkım.
Yanmasaydı bu yürek yakardı seni ya.
Hadi neyse,
Duruldu dışarıda hava,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!