Sesleri birbirine karışan martılar,
Çılgınca kumsalla sevişiyor dalgalar.
Elinde köpek öldüren şarabıyla,
Hayatı unutmaya çalışan sarhoşlar...
Ve öte yanda—
Ben İzmit’i izliyordum,
İzmit beni...
Yalnız mıydı o da
benim gibi geceleri?
Ne gecelerce sabaha kadar
seni beklediğim…
Ne aldığım nefeslere
isyanım,
(…/Islak dudaklardı titreyen
…….İlk öpüşme heyecanı ile
……..Tanımı olmayan arzuların
………Getirdiği mutluluktu yaşanan.
Gizli / saklı köhnelerde
Hangi şiirin içine sığdırmalı
Bir kaç mısra arasına
Koca denizin tek bir kıyısı
Bir pencereden doğmasını beklemek güneşin
Tanrı değilim ben
Sığdırmak istemiyor yüreğim
Hakimiyetindeki kontrolsüz düşünce,
titreyen eller,
ritmini yitirmiş kalpten.
Bağından sıyrılıveren
bir küheylan gibi beden.
Bir gece uzaktan seslenirse dün
Geçmişten gönlüne gelirse bir ün
İçinde bir yankı yaparsa üzgün
Gönlümün sesidir, sen duyabilsen
Geçtiğin yollara yağmur yağarsa
Hayatın vitrininden
gitmek alıyorum
paha biçilmez yaşantımdan
veda mı alıyorum omuzlarıma
Serinlik tadında şimdi günler
Oturdum bir başka İzmit düşündüm
Daha sonra sen olan daha bir seninle
Yeşili daha yeşil mavisi daha mavi
O her, o her şeyi daha güzel yapan ellerinle
Sildim bütün yıldızları gökyüzünden
Eski kazaktan kalan
Kırmızı iplik;
Bir hatıra yaşlı elden
Nine kokusu
İnce bir işçilik;
Çıkar ellerinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!