Ben giderim geri gelmem
bir veda havası bırakırım sana ardımdan
ama asla elveda demem...
Boş kalır bıraktığım her yer
sen boşluğa konuşursun
o boşluğu doldurur birileri
Hatırlayınca özlüyorum seni
Ne zaman mı hatırlıyorum
Ansızın sevgili
Ansızın
Yağan yaz yağmuru gibi…
Vadesiz günler hesabında geçiyor vakit
akıyor mazgalından yağmur damlası sevdaları
kalan kalıyor köşesinde
sakallar aklanmış köhne
Bir yudum kadehinde kalan şarap
anlatıyor geçen zamanı,
Benim sonum belli, bugüne sarkan dünden kalan
nefesler tutulmuş, bir duman tiribinde hayaller
gecelerde tutsak kalan esrar tadında bir beden
yüreğimi sorma kim bilir hangi kahpenin esaretinde
şimdi gidiyorum tedirgin ve ürkek bir şekilde
sadece yassı bir toprak üzeri, dualardan uzak...
Bir anlam yüklemek gölgeye
ve gölgenin iki ayrıntısı
görünen şaşırtmalı
dört ayak, iki baş
ve güneşi önüne aldığında
tek bedende iki gölge
Boş sokaklar ve düşler
küçük bir cümlede ne çok ayrıntı
düşündükçe içine düşebileceğin korkusu
ve 'O' gece
hatta O'ndan sonrası
diye günlerce
Kuyuya atılmış Yusuf gibi çaresiz
Balığın ağzından kıyıya varan Yunus kadar umutlu
Şeytanın kandıramadığı kul kadar mutlu
Ama ne var ki gözlerim
Yalancı emziğe kanmayan bir bebek gibi
Hıçkırırken kokuna hasretim
biraz biraz...
korkular / endişeler...
...üzülmek / incinmek
her insanda biraz...
aşktan / sevmekten...
Kapı aralığından sızan
zamansız ölüme
Ve sırlar arası yolculuğa
hesabın anlam kazandığı
gömülesi karanlığa
Ne zordu yalnızlık…
Koklamak istercesine güneşi
Kimsenin hükmüne maruz
Kalmadan
Doğmak istercesine yeniden
Bir doğurganın yükü olmadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!