Kendimden Özür Diliyorum
Kendimden özür diliyorum…
Seni en çok ben kırdım, kimsenin bilmediği yerlerinden. Herkese “iyiyim” dedim, sana bile yalan söyledim. Geceleri herkes uyurken senin içinden kaç kere öldüğünü bir tek ben gördüm.
Özür dilerim… Sana “geçer” deyip durdum, geçmeyen her şeyi içimize gömdüm. Ağlamak istediğinde susturdum, yorulduğunda biraz daha yürüttüm seni. Birileri seni incittiğinde onlara kızmak yerine suçu yine kendinde arattım.
Sen aslında çok şey istemedin… Biraz anlaşılmak, biraz sevilmek, birinin gözlerinin içine bakıp “Ben buradayım” demesini istedin.
Ama ben, sana bunu bile çok gördüm.
Herkes giderken “alışırsın” dedim. Kalbin parçalanırken “güçlü ol” dedim. Oysa sen güçlü olmak istemiyordun; bir kere olsun birinin omzunda çocuk gibi ağlamak istiyordun.
Biliyorum… Çok sustun.
Öyle çok sustun ki içinde söyleyemediğin cümleler bir mezarlık oldu. Her gece bir yenisini gömdün içine. Kimse duymadı.
Ben duydum.
Ama yine de sustum.
Bunun için özür dilerim kendimden.
Sana yaşattığım bütün yalnızlıklardan, kendini değersiz hissettirdiğim her geceden, aynaya bakıp kendinden nefret ettiğin o anlardan, “Keşke hiç doğmasaydım” diye içinden geçirdiğin o sessiz dakikalardan özür dilerim.
Sen bunların hiçbirini hak etmedin.
Ben seni, başkalarının sevgisine muhtaç bıraktım. Birinin gitmesini kendi değerinin eksilmesi sandın. Birinin seni seçmemesini “demek ki ben yetmedim” diye yorumladın.
Oysa mesele sen değildin.
Sen eksik değildin. Sen fazla değildin. Sen sevilmesi zor biri değildin.
Sadece yanlış insanların ellerinde çok fazla yara aldın.
Ve ben, o yaraları saracağım yerde üstüne bir de susmayı öğrettim sana.
Affet beni.
Çünkü bazen aynadaki yüzüne bakıp “Sen neden böyle oldun?” diye sordum. Oysa sana bunu yapan bendim.
Sen doğduğunda bu kadar kırgın değildin. Hayattan bu kadar korkmuyordun. İnsanların gitmesini beklemiyordun.
Sonra büyüdün.
Ve herkes senden bir parça aldı.
Kimi güvenini, kimi neşeni, kimi çocukluğunu, kimi de kalbinin en güzel yerini…
Ben de kalan son parçanı kendimden esirgedim.
Ama bugün…
İlk defa sana kızmadan bakıyorum.
Gel, artık ağlayabiliriz.
Kimse görmesin diye gözyaşlarımızı saklamayalım.
Bugün güçlü olmak zorunda değiliz.
Bugün sadece kendimize sarılalım.
Ve sana söz veriyorum;
Bir daha seni başkasının sevgisi uğruna kendinden vazgeçirmeyeceğim.
Bir daha biri giderse “sen değersizsin” demeyeceğim.
Bir daha canın yandığında “geçer” deyip seni susturmayacağım.
Çünkü artık biliyorum…
Bazı yaralar geçmez. Ama insan, onlarla yaşamayı değil, onları sevgiyle taşımayı öğrenir.
Kendim…
Eğer beni duyuyorsan, ne olur affet.
Seni çok geç fark ettim.
Ama bundan sonra kimse seni bıraksa bile ben seni bırakmayacağım.
Çünkü bu hayatta herkes gitse bile insanın kendisine kalması gerekiyor.
Ve ben…
İlk defa kendimin yanında duruyorum.
Kendimden özür diliyorum.
Geç kaldığım için…
Seni koruyamadığım için…
Ama en çok da seni sevmeyi başkalarından öğrendiğim için.
Şimdi sıra bende.
Bu kez seni ben seveceğim.
Hem de kimsenin sevip sevmemesine bakmadan.
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 11:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!