1993 yılında Erzurum'da gözlerimi dünyaya açtım ve henüz 6 yaşındayken ailemle birlikte İstanbul'un kalabalığına adım attım. Çocukluğumun ilk büyük adımlarını İbrahim Özaydın İlköğretim Okulu'nun sıralarında atarken, bir yandan da hayatın gerçekleriyle erken yaşta tanıştım; okuldan kalan zamanlarda aileme destek olmak için çalışmaya başladım. Bu erken yaşta çalışma deneyimi, bana insanları erkenden tanıma, hayatı derinlemesine anlama ve güçlü bir farkındalık kazanma şansı verdi. Eğitim yolculuğum Avcılar Meslek Lisesi ile devam etti ve ardından ...
Ne zaman hayale, düşe dalsam ben,
Ansızın aklıma yine yar gelir.
Keşke şu yanımda olsan,
Senden başka istek dünyaya dar gelir.
Nerededir şimdi, ne yapar bilmem,
Bir Kez Gülseydin
Merhaba güzel kokan sevdiğim,
Merhaba sana, merhaba güzel gözlüm.
Ne zaman seni ansam yüreğim acıyor,
Nefes almakta o kadar zorlanıyorum ki...
Bir bilsen seni ne kadar sevdiğimi,
Boş bir dünya, bazen neşe bazen keder, Kafamızdaki dertler bize büyük gelir. Oysa bazıları için o sıkıntılar hiç dert değildir, İnsanoğlu bazen nankörlüğe doğru yürür.
Elimizdeki nimetlerin kıymetini bilemeyiz, Nefis denen o canavar asla doymaz. Dünya bir han, biz bu handa sadece birer misafiriz, Maddeye aldanıp da birbirimizi kırmayalım, kendimize gelelim.
Dünyayı güzelleştirmek bizim elimizde, Bu yalan dünyada bir gül gibi kalalım, Gül demeti gibi kokup etrafımızı neşeyle dolduralım, Umutla bakıp yarını birlikte inşa edelim.
Dünya yalan olmuş, kendini kaybetmiş,
İnsanlık nefsine esir düşüp, yolu kaybetmiş.
Kendi dünyalarında kendilerini sultan sananlar,
Alçak gönüllülüğü unutup da, göğe uçanlar.
Bazen diyorum ki bu dünya artık batsın,
Kıyamet gelsin de bu riyakâr düzen kalksın.
Kendimden özür diliyorum,
Bu zamana kadar hep sustum.
Yıkıldım, direnmedim kimseye;
Herkes üstüme geldi, bir şey demedim.
Kırmak, dökmek istemedim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!