Girme artık rüyalarıma kal yazlı kışlı.
Kıvrılıp giden bir yol değildirler rüyalarım.
Gündüzleri neredesin böyle zamansız kıyısız.
Hangi gecenin şafağını, sen ölümlü gördün.
Gündüzler torbaya mı girdi, neden yoksun.
Savunmasız bir ana denk getirip sarılıp murada.
Hani kış günü görüştük başımızda sonbahar.
Kar taneleri söylesin senle benim o günümüzü.
Kış ellerini açtı, gün bitti, neşe nasıl kalsın bizde.
Ey Mira latif, şirin gönlünde dur, birkaç sır ver.
Topraktan, denizden, ateşten aslında senden.
Seni bilmem ama beklerim yıkılsın.
Teselliden nasip alma, geçti artık.
Beklerim değişsin bu öz diyarımda.
Nasipsiz, kısmetsiz, hazansız bin zemin.
Hangi çaba değiştirsin diye bekleriz.
Ufuklar neden boyanmaz bizim için.
Beni beklemesin gün.
En zoru düştü payıma dün.
Bu kadarda olmaz dedim.
Yokluğun öbür adını anmadım.
Hep yanımda saklı.
Tütün kutumda
Ben ölürken yanımda olmasın kuru karabalık.
Canlıyken kül edenler beni, küllerimle oynasın.
Hayatta alabilmek dışında gayesi olmayan.
Tebessümü bile şarta bağlayanlar gelmesin.
Yüreğim yangın yeri vefasızdır sırt çeviren.
Şimdi bundan sonra nasıl geçerse geçsin.
Eyyüb’ün sabrı, Hızır’ın nedeni niçini bilmesi.
İkisinin arasında kalan ömrümü neyleyeyim.
Diyorum bazı şeyler kalmalıdır o mahşerin.
Rüzgâr nerden eserse essin değişti adresim.
Sabır yağıyor hafif koro halinde bin ağızdan.
Eşlik ediyor beyazdan sert ve soğuk, gamlı.
Leke gibi kalıyor yere düşürülmüş sevgi.
Biz yok iken de vardı, var olmamış bizimle.
Ebabiller taşıyor kar tanelerini sevgiyle.
Düşüyor haksızın, nankörün bağrına ateşle.
Vardır bir, ha gayret dediğim.
Gözü kör, kulağı sağır olmayan.
Karaydı, kara kâğıt gibi,
Boşluğa, düşer adımlar.
Gün ola devran döne,
Hasat kaldı, harman yerinde.
Gün ardına gizlediği ile geçip gider.
Gece gününü kaybedenlerle soğur.
Karanlıktır ay tutamaz yerini günün.
Herkes yerinde ağırdır der.
Öksüzdür yerini bulamayan.
Biter mi yolcunun yolu.
Doyasıya sevdik, sevilmedik adalet yok bize.
Birlikte taşıyor zannedip, kaldık bak hep tek.
Taşıya bildiğini bırakmamıza rağmen hep böyle.
Bizimle alakasız yükler bulundu köşe bucak.
Yutacağımız lokma keşke sayılsa boğazımız sıkılmadan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!