Vaktin tenhalığında dolaşıyorum sokaklarda.
Sağlı sollu dizilmiş betondan binalar etrafımda.
Bir var ayak sesim, yalnızca onu duyarım.
Eşlik etmezse ağaçtaki yaprakların sesi.
Sanki yalnızım derim, tek başımayım sokakta.
Kanıt yok düzgün ve temiz esintili buna karşı.
Genç öldüm, düşürdüm geride bıraktıklarımı.
Atsızlarca denizde vuruldum, karada boğuldum.
Bilinmem yeşereceğim yer meçhul burada.
Ev dediğin ne duvar ne balkon betondan.
Göz kırptığım kalbi var her ağacın.
Bu gece efkâr var üstümde.
İsminde gizlidir, iki hece.
Sevmek, hasret birde sen.
Bir araya geldiniz mi.
Yokluğun birde öbür adı.
Beklemek nerden çıktı.
Her şey olup bitti kırıldı, zincirleri
Köle olmayanların dahi.
Serbest kaldım zindancı bıraktı,
Özgürüm kaçmadım bundan eminim.
Ellerim kederden zincirli,
Devredildi benim değil artık.
Bulutlar geliyor art arda kalmaz göğün maviliği.
Sonradan kabarır kabarır kalmaz değişir rengi.
Mevsimler değişiyor an gök güneş ve deniz.
Yitip gidiyor cümle alem çiçekler güller nerde.
İçime düşene hayaller yetim, darmadağın.
Uçuk kaçık sevdalara açılır yelkenim.
Ve ne kadar az ihtimalleri değerlendirdim.
Tüm olasılıklar benim işim.
Ama içimden ihtimalleri bıraktım saldım.
Ne olacaksa kim için neyse, benim için de aynı.
Atlamam artık, ilk kazmayı vuramam.
Seni sormak içindi, bu gezişlerim.
Hangi kapının eşiği daha şanslı.
Hangi şehrin sokakları bilmem.
Bu makus talihimin taş duvarları.
An be an duyursun diye bekledim.
Çılgına döndüm bu gece yarısı.
Yakışmıyor başka dünya, başka hayal benim yüreğime.
Direndim en uzun hüzün bir bir yağarken üstüme.
İçin müsaade etmedi çağrılarıma icap etmedin
Ellerini uzatma artık tırnaklarında ben birikmişim.
Ektin toprağıma hüzün, hüsran biçeceğini düşünmedin.
Bekleme artık şafağı, yiyip bitirir elbette bu hüzün.
Gözlerim tavan arasına sıkıştı.
Son saatlerini yaşarken gece.
Ruhumda ihmal edilmez bir devrim.
Budanacak kadar semirmişim.
Tadına vara vara kolum kanadım.
Gelir geçer ışıklar yazdan kalma anılarım
Akla sığmaz yüreklere sevinç, senli günlerim
Bir saksıda toprağı olmayan bilmem hangi gül.
Göz yaşı tuzlu, açar mı diye bekleme ne garip.
Yeşermez dalı, yaprağı tozlu topraklı yolda.
Ela gözlüm; siyah saçların çalmasın kumrala.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!