Kırık kanatlar yalnız serçede mi.
Ummazdım lakin oldu geleneğim.
Sargıdan duyulmaz ki sesim.
Kaf dağında kaldı yazdıklarım.
Ölüme mahkûm edilmiş Zümrüdü Anka.
Boynunda köstebek izleri var.
Vakti gelse de siyah saçlarına kar düşmesin.
Tan yeri atsın, parıldayan gözlerin buzlar eritsin.
Yokuşun dibinde, güneş saçlarında; öyle kal ki,
Seyre dalayım içimde kalmasın bin tövbe.
Gereği var mıydı bu kadar endişeyle dolaşmanın.
Sarılıp ta korkuya, titrek ortalıkta dolaşmanın.
En güvenli diyarda tetikte, yitirmişsen huzuru.
Gece gündüz kapı çalmaz içinden, sen bağırmalısın.
Bırakırsın ağır yükleri elinden geleni yapmışsan.
Yüreğinden bir bir düşer kelebektir ölülerin.
Gülebilir miyim bilmediğim diyarlar bura.
Serilse papatyalar ayaklarınım ucuna.
Yollarımın kenarı gelinciklerle süslü kalsa.
Yeniden yağmur sonrası gök inşa edilse
Alakasız benle, dağılsa yıldızlar ayrı yere.
Haraç kesiliyor bize ömrümüzden ne kaldı ki.
Ölürsek öleceğiz burada buna alıştık zaten.
Ben size alışmadım bu da dert olsun size.
Yol da yolculuk da bana ulaşmaz sevgiliden.
Tarumar edildi, kalmadı yolum da köprülerim.
Hala yaşıyorsun, yalnız değilsin ölmedin kimdir diyen.
Bir zamanlar benimde akşamlarım vardı.
Net çizgilerle ayrılmış gece ve gündüzlerim.
Benim olan mesafelerin olmadığı akşamlar nerde.
Huzurun endekslenmediği kendimi özlediğim.
Mavi geceleri saklayan akşamlar ardında.
Sözde söz almak için ayağıya kalkmadığım.
Adım atmıyorum.
Buz mu tuttu, her yanım.
Denize gitmek ister gibiyim.
Boy veriyorum.
Hüznün ve acıların içinde.
Birde yetmezmiş gibi.
Açmayalım kapıları gidersek gideriz ben derim.
Geçiyorsun dehlizlerden un ufak kap karanlık.
Gamsız geçiyorsun olsun önümden, öğretemedim.
Vefasızlık varsa mayanda öğrenemezsin garibim.
Nerden aldığın belli uslanmaz bu ders başa bela.
Yosun kokusu insanda gelmez bunu bilmelisin.
Kol kola girmez kelimelerim.
Duru bakışlımı görmeden.
Yüreğime sızan, denizim.
Nasıl yaşanmaz bilmiyorum.
Yoksa yanımda, sıcacık yüreğin.
İçimde duman, duman kalmış kasvet.
Bana uzak kaldı yakın değil şehir ve sokağı.
Göğü uzak, şimdi soğuk nehirleri, mavi denizi.
Eğilsem önüme, elim değecek belki yaylaya.
Sırtımda kambur var, değmez tarlasına, ovasına.
Üç kuruşluk moral kalmadı almıyorum lezzetini.
Geleceğim desem, koca bir yalanım ortaya çıkar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!