Artık mevsimler değişmeden göçüyorlar.
Bir bir kalbimde sakladığım yerleşik kuşlar.
Yerleri hazırdı, yuva hazırlamıştım ben onlara.
Uçup gittiler bir bir nedenini belirsiz değil.
Hiç önemi kalmadı artık ben eskisi gibi olamam.
Suçlusu ben olamam, yanlış topraklara ekildim.
Yarın olur mu çözülmez donuk.
Issızlık getirdi ayazı.
Üstelik daha zemheri değildi.
Kuşatılmış dört yanım.
Aman vermez yalnızlık.
Kanat olmayacaktım kuşa.
Neden dünden razı kirpikler kenetli ağlamaya.
Bağıra çağıra, çıkmak isterim dağ yamacına.
Maviye, bulutlara çıksam sakinleşsem dorukta.
Ayıplar senin kalabalığın, mutlu mesut yalnızlığımı.
Artık üzüm siyahı gözlerin durmuyor karşımda.
Düşmanmışsın bana düşen gölgen bile acıtmakta.
Acısa bir yanım baksam; senden gelen hançer var.
Sen artık hiçbir şeyim değilsin ey zulmüm ve acım.
Aşk, sevda değilsin benim zannımmış, pişmanlığım.
İhanetiyle yüzleştiğim prangam ve acının kendisisin.
Yığdım dertlerini üstüme ben, attım içime hep içime.
Vedalar ölüm gibidir soğuktur.
Üşürsün buz gibi, ölümü çağırır.
Birden alışkanlıkların değişir.
Anlam vermediğin alışkanlıkların.
Peydah eder yeni davranışların.
Zamansız vedalar ölüm çağırır.
Gün gelir yürekte kalmaz buğu.
Anlamı kalmaz giden ihanetlerin.
Gelen gün isyanıdır türkülerin.
Solgun renkler bulur kendini.
Mahsun gönül gelir geçer bir gün.
Bakma artık mahsun gözüme.
Aynaya ne hacet, yüze baktıysan için aynası.
Tatlı dil, güleç bir yüz, temsil eder kalbin yankısı.
Beni anlatmak kifayetsiz kalır benden çıkarsa.
Cümleler dizilir kelimeler engele uğrar ne fayda.
Jestler mimikler benden habersiz konuşur önce.
Anlatır beni sana, ben söze başlamadan daha.
Dışarda yağmur içerde karanlık değer, gözlerime.
Uçsuz bucaksızdır beklediğim derya ve de yer.
Dili lal şarkılar hüzünlü akşamın mahmurluğu üstünde.
Sessizlik çökmüş inceden inceye geceye, bir o eksik.
Uzaklara ait olan her ne varsa daim bizi hep yormuştur.
Gözü içerde de olsa gönlü uzaktakilerle birlikte.
Yenilmek hiç sorun değil alıştık yenilgiye.
Her sokak başında durmuşlar haramilerle.
Sıfatsızları insan sıfatıyla yad etmek yok.
Devrilsek te yeniden büyüyecek sürgünümüz çok.
Çelikte, tozdan değil ay ışığın var bünyemizde.
Kaldı geride hiç güzelliğini bilemeyeceğim yıllarım.
Bilmeden daha kaç kez yorgun düşer gözlerim.
Yıkılmasın diye çaba gayret gitti mi şimdi boşuna.
Kaldık mı fısıldaşanların, tenhada arasında.
İçi cam kırıkları hangi yana dönsek te aynıdır.
Bir beden değil ki ruhum kalmıştır, sancılarda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!