Elim varmadı, okşayayım menekşeyi.
Karanlık kaplar, sensiz akşam üzeri.
Kaç zaman oldu bilmiyorum.
Koparmaz oldu, takvim yapraklarını.
Buz gibiyim yokluğunun daha ertesi.
Daha kaç zaman geçer böyle.
Gün yine ışıdı, seher gider gençlik yıllarıma.
Hayalimde sen vardın, düştüm ayak sürüyene.
Boynuma dikili gözler, uykularım huzur vermez.
Delirtiyordu insanı deliliğe susamış akıl ermez.
Halden anlamaz varsa yoksa kendi hali, tayfası.
Dünyaya senin için mi geldim desem duraksamaz.
Doruklarda gezer dururum
Elimde siyah beyaz bir resim.
Bilemezsin değdi, değecek gibi.
Zirveden salına salına inen eteği.
Dağ keçisi, kurt en başta kartal.
Bilir ancak buraları kalbin eşiği.
Pırıl pırıl her yer, uzaktan güneş parıldar.
Sevgili el sallamış, uzaklardan sevinç ısmarlar.
Ağır ağır da olsa, geriye doğru sarılır birer birer.
Sevgili yeminli, tüm acıları saracak belli.
Gel durma uzaklarda küçük serçem bana gel.
Gözlerimin önünde her yolun sonu ulaşır.
Bir dağ yamacında ormanın tenhası da.
Bir ben ulaşayım kimse ulaşmasın bana.
Varmaya yetmesin atlının atsızın gücü.
Bana göre hangi umut, uykusuzluğumu yarıda bırakır.
Ne bitmez uzun sürdü bu vakitsiz keder demeden.
Karanlık sarmış kara bulutlarla ahenk içinde.
Kötülük değiştirmiş tanıyamaz olmuşuz sevdayı aşkı.
Barikat kurmuş bir dağdır önüm de çalılardan.
Bir aşk bulsam dediğimde, gün battığı taraftan.
Yine dolaştı bulutlara ardına saklanmış.
Maviyi beyazı ne çok sevdiğimi bilmiş.
Neden bu kadar ifşayım bilmiyorum.
Öğrenmiş ya da duymuş gezinir efkâr.
Akıllanmam şimdi biliyorum, ben buyum.
Benim günlerimi kimse kınamasın.
Burun bükmesin sakın.
Bir vakit nasıl kapını çalar,
Şaşırır kala kalırsın.
Küçümseme büyüklenme düşün.
Bir ömür alın yazın,
Nerden geldi bilmen bu ateşli tutku.
Seni sevmek eziyetli bir şey, her şeyden öte.
Her şeyin yeri değişiyor gündüz gece.
Karanlık ormanların girdabı oluverince.
Olmuyor, işte eziyet verir sen sevmeyince.
Ben bakmayınca, ben görmeyince kimse görmez.
Çocukken her fırsatta gittiğim dedemin evi.
Duvarlar kalın pul pul ara ara dökülmüş kireçle kaplı.
Girerken evin içine o zamanlar bence kocaman.
Küçücük bir antredir bizi karşılayan.
Kışın eskiden soğuk ve çetin geçerdi.
Odanın ortasında koca bir soba beklerdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!