Mış gibi bir hayatı, elimin tersiyle ittim.
Gezmektir, mavi yaz akşamlarına hasretim.
Kölelikten devşirmeydi, en kurnaz otları ezdim.
Başıma taç olmuştu görünmez acılarım.
Konuşsam anlayanım olmuyor sussam,
Uslanmak bilmeyen kederler olmuş kaderim.
İncinmesin diye tek, zalim fırtınalara oldum set.
Büyüttüm çıyanların, yılanların, kaçkın tilkilerin,
Bir tek başkasının emeğine göz dikenlerin içinde.
Serseri serkeş, et oburlara dolaştı etimi verdim.
Yanımda durmadı belim, yıkılmadım ayaktayım.
Sizler vardınız yavrular, meltemden esirgediğim.
Üfler rüzgâr kulaklarıma.
Yem oldun be hayata.
Bir şeyler eksik,
Yakınlık mesela.
Sırtı dönük sana güneşin.
Kursakta kaldı her şeyin.
Gelip geçmede gölgeler yanı başımdan.
Gidiyorlar onlardı dememe fırsat vermeden.
Yuvarlanan diken gibi rüzgarla savrulan.
Güller vardı aralarından takılmış dikenlere.
Yaprak gibi kaldırım köşelerinde biriken.
Bazı gün su birikintisine düşmüş ıslak.
Ne zor yutkunamıyorsun.
Tüm koşullar uygun.
Mecalin yok kapıyı açmaya.
Uzansan çöküyor göğsüne.
Dışarda bahar sen hala kışta.
Kalmışsın koca odada.
Senide bir gün vururlar yaşamak uğruna.
Edersen bulursun ya demiştim hatırla.
Soluğun doymak bilmeyen yağmuru boşuna.
Bir masalın başı sonu belirsiz olmasın sakın.
Hırsın senden büyük göstermemeli.
En fazla yaşınla eşit olmalı diye düşündüm.
Bu dağlar gezmek için önümde olsa da sis, boran.
Cesurca yere kuvvetli basan adımlarımı bir orda gördüm.
Açılır nefesim ruh, can parmak uçlarımı ıslatır.
Hiç bitmez yol sürer zirvede olman da değiştirmez.
Bulutlar ellerime değer hatırlatır sen bir zerresin.
Havadasın havada temiz berrak bir nem kokusu.
Sağ çıkamam dil, din, fark etmez genç yaşlı.
Mavi gök, deniz kenarı kurtaramaz bu savaşta.
Her an unutulmuş hüzünlerim öldürür en başta.
Çöküyor ansızın üstüme üstüme, bin asırlık zaman.
Puslar içinden sıyrılıyor dumanlı ağır ağır mazim.
Dolabın kapısını açtığımda, kanepede oturduğumda.
Yağmur kokuyorsun, yerini almadan akşam.
Yazılmış masallardan almışsın hep ilham.
Sesin kır çiçeklerinden derlenmiş gibi.
Her diyarın güzellerinden çalmış rüzgâr seni.
Doruklardan ovalardan dağlardan toplanmış gibi.
Bir deli tutku var bende, hayranlığımı gizleyemem.
Her şey eksik duyulmaz çevrenin gürültüsünden.
Gönle ne etsen boş, sesi çıkmaz avazı çıksa da.
Sus pus olur, ruhları solgun kitleler içinden
Neylerse viran, bir kere bulaşmış solgun bir ruha.
Umut ahmağa bulaşmış yüz bulmuş sabırdan.
Çiçekler ekmek isterken toprağın bağrına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!