Bilseler de bilmezler, güzel düşünmeden uzak.
Kimin hangi tufanı taşıdığını her an gönlünde.
Sakızlı ağızların lakırdısıdır, birilerinin hayatı.
Cahilane bir cesarettir yaşamadan bilmeden.
Hangi aptal düşerse kafese onunla hasbihalde.
Bilmezle duymazlar her gün kör kütükler.
Yaklaşan seherin, günün sahibi.
Başlıyor sararken tüm günü.
Neler olacak meçhul benim için.
Köşede kıyıda saklanan benim için.
Acze düşersem eğer yanım da ol.
Akşam geldi, bilinmezliğiyle benim.
Geçmiş çalınmış, yağmalanmış bir kalmış kapısı.
Kala kala ben mi kalacağım, tutmacı eksik kapının.
Belkıs tahtıyla gelse de göze görünmez ölülerim.
Dünyaya meylim olmadı haşa, ölüm var ne değişir.
Söz bilmez kendini esirger rüzgâr değse ölür.
Nasıl tercih edeyim sevgiyi bilmeyen bir gerzek.
Her şey yeniden başlar yenilenir.
Biterse saymak geride eksik kalır.
Bozulur denge bazanda iyi şekilde.
Giderse biri mutlak iyisi gelir yerine.
Bilinmez neler neler gizlenmiş ilerde.
Yanar bak ömür mumuyuz bu hayatta.
Şurada var olmanın kalmadı hiç neşesi.
Bak susarsa bir gün yüreğimizin sesi.
Kalır anda, uyanmayacağımızın gerçeği.
Ne sabah kalır ne akşam kalır bizden.
Uçup durdun mavi kelebek yaşamak uğruna.
Kalmadı tek söz tükendi el konulmuş türkülerin.
Bize anlat hüzünlerini, kaybetmek sevgilerin uğruna.
Ne garip de çok sevmeyin kimseyi görürsün nankörlük.
İhanetleri aniat bir bir çürümüş meyve çiçeği.
Kandıramaz bilin de gönül kırılınca olur cam kırığı.
Sana neyi anlatsam sen bilmezsin.
Kaç parça oldu yetim öksüz yüreğin.
Uzatıp ta tutamayacağın hiç oldu mu elin.
Kar yağdı mı hiç, en sıcak günde baharına.
Boynun büküldü mü çocuk bakışın da.
Gülecek ken en olmadık yerde ağladın mı?
Kireç badanalıydı bir zaman duvarlar
Kömürle ısıtırdı, odanın ortasında soba.
Odanın tavanında karanlıkta oynaşırdı ışıklar.
Bu duvarlar eski duvarlara benzemiyor.
Yenilenirdi her kış sonrasında.
Başkalaşırdı kireçle badanalı duvar.
Gölgeler yıkılıyor evimde akşamları.
Bir ses yok, neden olsun ki ışık.
Eksikliği verildi, aynada yok gül.
Yastığımda yok nazlı çiçek.
Susmaz hiç kalbimin gürültüsü.
Özenle topladığım dağınık türkü.
İstemem artık bahardan kalma bir sevinç.
Ne de yazdan kalma kof bir tebessüm.
Değişti her şey bir ben mi, böyle kalmadım.
Buralarda fırtınalar can acıtmaz sandım.
Kara geceler siyah kadife kadar olmazdı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!