Sen iyikiydin fırtınalı denizim de.
Çalkalanan yelkenler dayanır mı?
Umuttan başka kalmadı çarem.
Acıta acıta sevmeseydin dedim.
Korku, engeller sandın da akıp.
Ama kabulden başka çare yok.
Burası soğuk en çokta akşam.
Dağ bakışım, iner gözümde perde.
Gider ansızın uzağa hatıram ve ben.
Bir fırtına gelip geçti nasıl atlayayım ben.
Kimsesizim, anlatacak yok kimsem.
Eskisi gibi olmadığımdan endişem yok.
Her ne varsa hayata dair yeni, yalnızlık.
İyi ki varsınız sizi kocaman yalanlar.
Dışından bakınca neden anlaşılmaz ki.
Düşmanlar kamufle olmayı çok iyi bilir.
Ama önemi yok çok şey öğrettiniz siz.
Bir ihanet sonrası nasıl doğrulur insan.
Berrak iki su damlası gibi ayın üstüne kondurulmuş.
Işıltıların ağaçlar arasında sıyrılıyormuş gibiydi.
Ancak bu kadar yakışır dedirtiyor insana gözlerin.
Bana seni anlat, gördüğüm yeterlidir, sanma.
Yağmura, doğaya, insana bakışın nedir.
Nedir seni endişelendiren şeyler bileyim.
Keşke sözüm olmasaydı ansızın gelirim diye.
Karada balık denizde yaban gülü gibi.
Apansız karşına çıkmak işime gelmez.
Ben kayalara vuran dalga oldum sabahın akşamında.
Umutsuz bir göz gibi tararım her an sahilde.
Seni sevdim yaşıma bakmadan, yağmura aldanıp.
Nisan sandım aralıkmış, gözüme değdiğinde ışığın.
İnadı inattır sen bilmezsin şu kalbimin,
Vazgeçmez ki düşse de kor ateşe sevdandan.
Bilmez ki uzak dağ başlarısın sen benim için.
Bakışın ilkbahar, gülüşün olsa da benim için yaz.
Gözlerin gözümde biraz yazdan birazda kıştan.
Su gibi duru sen baktıkça ay çarpar yüreğim.
Bitmez ebedi gibi, sanki kolay kolay bırakmaz yakan.
Benzemez hiçbir güzele, hatıramda bir tek güzelliğin.
En nanköründen, hal bilmezde, sevgisizden uzağım.
Kapı kapı dillensem varsın var, pürüzsüzdür yüreğin.
Ben sana demedim mi öyle bakma gözlerime.
Çiçekler açılıyor gözlerinden adın hangi çiçek.
Dokunur kalbime ben yine olurum bak çaresiz.
Bir bini olur filizlenir ben deniz, sense düşünce.
Kıyında değildim, uçurumlarda olmadım mesut.
Şu üstüme devrilen gecelerde kalmak istemem.
Sesler var sesler odada, salondan dolaşan.
Bir ben miyim duyan sesleri, akılsız nefesleri.
Eline yüzüne bulaştıran duymaz mı nerde hani.
Ben aldandım mevsimlere yağmuruna, rüzgâra.
İlkbahar da derince dolduralım dedim nefesimizi.
Yarla dolaştım uçurumlar olmuş onun meskeni.
Biten yılın mevsimindeymişiz ikimiz.
Esip geçtik birlikte ayrı ayrı yola.
Ben istemedim rüya olmayı senin için.
Buruk bir an bırakmak değildi hevesim.
Ufkumuz yoktu, karanlık üstüne doğmuştu.
Ayrı ayrı yönlerdeydik kaldım bir ucunda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!