Aşk-ı Berceste
Esrik düşlerimle meczup hâlime
Eller ağlıyormuş ben güldüm geçtim
Koşarak gitmiştim fettan zalime
Yollar ağlıyormuş ben güldüm geçtim.
Kor ateş düşmüştü yürekten öze
Şakıdım güllere dile sarıldım
En içten samimi verilen söze
Sevindim sazımla tele sarıldım.
Aşkın şarabını Kays'ın elinden
Alalım diyorum, olmaz diyorsun
Sevda nağmesini gönül telinden
Çalalım diyorum, olmaz diyorsun.
Aslının Keremin nerde yatağı
Asrın Felaketi
Artık bizim için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...
Enkaz altında kalan, bir ömür biriktirdiğin anıların var. Onlarla birlikte hayallerin de yıkık dökük, tekrar anı biriktirsen bir ömür gerek, o da mümkün değil.
Felek sillesini çaktı yüzüme
Yaz bahar aylarım ayaza döndü
Ecel pençesini taktı özüme
Simsiyah saçlarım beyaza döndü.
Sitemle döküldü kanlı gözyaşım
Dillerde şikayet kalplerde mühür
Hâline şükreden kullar azaldı
Tamahkâr çığ gibi eyledi zuhur
Kapattı her yönü yollar azaldı.
Biz unuttuk Hakk'ı maddeye düştük
Babama Mektup
Gidişin çok zordu düşündüm derin
Dünyanın kirinden arındım baba
Gidenler gelmezmiş dolmadı yerin
Rüyada göğsünde barındım baba.
Babam Olsaydı
Şayet göçmeseydi her muradımı
Alırdım yanımda babam olsaydı
Gönençli müreffeh bol iradımı
Bulurdum yanımda babam olsaydı.
Baba sızlar babasızlar
Âlem güler baba sızlar
Hangi dağa yaslanmalı
Yetim kalmış Babasızlar.
Ana sızlar anasızlar
Bahar Bayramı
Nevruz ile bayram gelir iklime
Kara toprak yeşil olur al olur
Çiçek açar sular yürür aklıma
Nergiz kokar sünbül kokar bal olur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!