Baba sızlar babasızlar
Âlem güler baba sızlar
Hangi dağa yaslanmalı
Yetim kalmış Babasızlar.
Ana sızlar anasızlar
Bağlamanın sesindeki ahenge bir bak,
Türküleri bağlayıp diyar diyar geziyor.
Aşıklar hazin hazin vururken mızrap,
İçimde kor alev, ateş yanıyor…
Garbi yeli, Urfa’nın etrafı,
Asrın Felaketi
Artık bizim için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...
Enkaz altında kalan, bir ömür biriktirdiğin anıların var. Onlarla birlikte hayallerin de yıkık dökük, tekrar anı biriktirsen bir ömür gerek, o da mümkün değil.
Felek sillesini çaktı yüzüme
Yaz bahar aylarım ayaza döndü
Ecel pençesini taktı özüme
Simsiyah saçlarım beyaza döndü.
Sitemle döküldü kanlı gözyaşım
Aşk; Siyah’ta cazibe,
Beyaz’da masum.
Aşk; Kırmızı’da şehvet,
Mavi’de huzur.
Aşk; Sarı’da neşe,
Yeşil’de umut.
Aşkın şu gönlüme umut sırçası
An be an kalbine bağlıyor beni
Hasretin içimde bir kor parçası
Her nefes alışta dağlıyor beni.
Müptela olmuşum sevgine her dem
Kor ateş düşmüştü yürekten öze
Şakıdım güllere dile sarıldım
En içten samimi verilen söze
Sevindim sazımla tele sarıldım.
Aşkın şarabını Kays'ın elinden
Alalım diyorum, olmaz diyorsun
Sevda nağmesini gönül telinden
Çalalım diyorum, olmaz diyorsun.
Aslının Keremin nerde yatağı
Aşk-ı Berceste
Esrik düşlerimle meczup hâlime
Eller ağlıyormuş ben güldüm geçtim
Koşarak gitmiştim fettan zalime
Yollar ağlıyormuş ben güldüm geçtim.
Doymaz gazel bağlar ereyim yâr'a
Duymaz tezel dağlar varayım yar'a
Koymaz güzel çağlar sarayım yara
Allarda pullarda çizdim adını.
Görsene sen de ki ferda talan mı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!