Kara taş döşeli Maraş yoluna
Yağmurların akmasını özledim
Elbistan kokulu Ceyhan koluna
Taş köprüden bakmasını özledim.
Sekiz on mahalle beş altı çarşı
Coğrafyamız faylı zeminler oynak
Derya, ırmak oldu aktı zelzele
Binamız kuvvetsiz çürümüş değnek
Derinden bir vuruş çaktı zelzele.
Bazen denizlerden bazen karadan
Kısmetse nasibim degilse şükür
Ben O na çağlayıp duruluyorum
Karadır talihim yüzüne tükür
Ben her gün şuramdan vuruluyorum.
Nefesim içimi yakıyorsa da
Hayatta yok iken yarına senet
Nefes bâki değil an'dan öteye
Veren O alan O apaçık ve net
Bir hüküm varmıdır bundan öteye
Canımız fedadır senin yolunda
YOLLAR
Dağların ardına akıp giderken
Vuslatı aşk ile yoğurdu yollar
Beldeler şehirler bakıp giderken
Firakı acıyla doğurdu yollar.
Doğumdan ölüme çileli yoldur
Bir nevi sırattır hayat dediğin
Hayattan Memat'a uzanan koldur
Binersen Kır At'tır hayat dediğin
Kimi gamsız yaşar kimi pişkince
Ben kaçtım o geldi gönül yarası
İzlendi şu benim yorgun yüreğim
Ezildi büzüldü sevda arası
Gizlendi şu benim yorgun yüreğim
Korkunun faydası yoktur ecele
Yoruldum Artık
Teselli yokmudur kuluna Tanrım
Aşka kurulmaktan yoruldum artık
Hedef tahtasına benzedi ömrüm
Her gün vurulmaktan yoruldum artık.
Yukarda Allah Var
Yukarda Allah var şeksiz şüphesiz
Bir de senden hariç taptım sayılmaz
Endazem sevdadır aşkım kefesiz
Bu yolda ölçümden saptım sayılmaz.
Aşkın namlusuna sürülmüş,
Sevdaya benzer yüreğimiz.
Bas tetiğe..!
Cürmü kadar yer yaksın.
30.08.2016/Kahramanmaraş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!