Hayat bu müşterek ne gelse başa
"Ev beyliği" bana ne de yakıştı
Düşündüm enerjim gitmesin boşa
"Ev beyliği" bana ne de yakıştı
Mutfağı topladım yudum arıttım
Yüce dağ başının dumanı çoktur
Şu zalim yârin ’de imanı yoktur
Yüreğim dağlanır bakışı oktur
Ey dağlar ben gibi dumanlı başın.
Koyağında keklik bülbül ötüyor
Bin musibet gelse başa dizilse
Her hayır ve her şer, O'ndan; sezilse
Nefs-i Emmârenin başı ezilse
Allah de ey kalbim tevekkül eyle.
Dünyada kibirle gezip dolaşma
2018 in ilk şiiri de böyle oldu, umarım keyifle okursunuz dostlar...
Eyledi Fermanı
Konuşan dillerim seni söyledi
Söyledi susmadı aşkı boyladı
Mülayim çehreme eyleme nazar
Göz değer söz değer azdırma beni
Yaşarken girdiğim karanlık mezar
Ölmeden yüreğe kazdırma beni.
Asma gül çehreni güldür yüzünü
TÜİK denen zalım kurum
Pinpon topu yenilir mi?
Yüzde üçyüz enflasyon
Yüzde kırktır denilir mi?
Bağlattınız karaları
Geçip giden zaman geriye kalan
Sızlıyor anılar hüzünlü yalan
Eski bir fotoğraf donmuş suretler
Gönül mahzeninde yitik hasretler
Yâr diye sîneme sardığım güzel,
Sen benim başıma taç olur musun?
Hasret rüzgarına olmuşum gazel,
Sevda toprağıma göç olur musun?
Gölgeler doğuya uzayınca gel.
Gönülden çağırdım çok değil ama
Gelirsen baş tacı az'a gel buyur
Döşeğim eskidi minder kırk yama
Gelirsen baş tacı bez'e gel buyur
Dosta varmak için hızlanmıyorsan
Gönül hanesini bir kez yık hele,
Yerine saraylar al'da göreyim.
Aşk-ı dergâhımdan haydi çık hele,
Arafta ebedi kal'da göreyim.
Sorgusuz sualsiz Hakka tabî ol,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!