Çok ekmeğin yedim suyundan içtim,
Ruhuma gıdasın Kahramanmaraş.
Seni çok severek kendimden geçtim,
Hasrete devasın Kahramanmaraş.
Gözlerime fersin vuslata gaye
Doğum ve Ölüm
Yine bir yılın daha sonu
Eylül Ekim ve bitti Kasım
Tabiat yeniden doğmak için
Ölüm uykusuna daldı bile
Bir râhşan-ı belde kahraman namlı
Kimseye verilmez âre dondurma
Öyle bir lezzet ki yenmeli her dem
İstemez yanına bâre dondurma
Ağaçlarda açtı yine yapraklar
Bahar oldu takvim yeşerdi otlar
Yüreğimde şimdi durmaz kan ağlar
Söz verdim de dönemedim sılaya.
Yağmur yağdı coştu dere nehirler
Düşünmek...
İnsanın fıtratında var.
Düşünmeyen insan
Ota dönmez mi?
Düşünmeden konuşan
Şu cahil insan,
Mum misali;
Yanıp,
Bir gün söneceksin..!
Günahınla sevabınla
Tekrar 'O' na döneceksin.
El açıp uçurdum garip gönlümü
Her nefes adını andım bu gece
Tükettim yolunda koca ömrümü
Hasretin nârıyla yandım bu gece.
Coşkun seller gibi vatan diyerek
Berhüdar ol evlat aktığın zaman
Al bayrak uğruna kefen giyerek
Berhüdar ol evlat baktığın zaman.
Ya Allah diyerek topa gülleyi
Bini Bir Para
Gecenin koynunda derdi uyuttum
Bitmeyen çilemin ninnisi vardı
Ben aşkı içimde böyle büyüttüm
Şimdi ayrılığın korkusu sardı
Bir Adam
Bir adam var senelerdir en başta
Uzak yakın herkes ona çullandı
Doğu batı güney içte ve dışta
Tüm imkânı yıkmak için kullandı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!