Soğuk ve karanlık gecenin ışığında
Lise sıralarında koşturup
Yalın korkuların
Ulaşılmaz serinliğinde saklı gülüşüne
Yağmurun sisli şiddetine hayran oldukça
Ağlayan fikirleri kovalayan
Bir berduş mu olsam gözlerinde
Yılların eskitemediği sevdanın korkunç gizemi
Sen söyle
Asır mı oldu demeli
Hasretin sıcağı olmaz demiştim
Şimdi uyudukça üşüyen fikirler
Ayaklarımdan zihnime varan yolculuğa
Ve varlığının gecesine gebe
Su içişinle hatırlamak seni
Pörsümüş yüreğimin ağlayan hücresi
Sen söyle
Korku mu çökecek soğuk ve acımasız geceye
Süngü diye yazdım seni
Süngü ki fideye düşen yağmurdur
Aşkın en duru halidir süngü
Korkunun sesi var mı
Sen söyle
Çığlığın soluğu, gecenin gözyaşı
Nasır tutmuş geçmişin izleri
Çoğaldıkça birikiyor insanın esareti
Yaşamın serin güzleri
Bıçak sırtı derin ihanetler
Eskiyen sokakların ağlayan yolları
Sen söyle
Kaç zaman oldu şehrin boğuk yankıları
Büyülü gölgelerin sessiz soğuk anıları
Çevir yüzünü akşam güneşine
Çevir ki övünsün doğa ana
Bu desin tanrının soluğu
Sessizlik çöküyor yaşlı zihnin üşüyen fikrine
Bu diyor işte vakit geldi
Mor sümbüllü devrimler gerek
Büyüdü ölüm, büyüdü özgür zaman
Korkma diyor
Korkma ki anlasın aydın gün
Aşk bugün değil gülüşünün ertesi
Yeryüzünün aşksız sabahı
Sen söyle
Ya da gözlerin konuşsun
Deniz midir yalnızlığın kara seyri
Okunsun artık bin yıllık kara yığınlar
Ve toprağın acımasız yorgun ritmini
Okuyan benim, binlerce kez yaşayan ben
Parmakları donmuş bir adam
Sakalları buz tutmuş, korkuyor bir yandan
Kesesinde bir yığın mevsim ayrılıkları
Ormanları kovalıyor
Kovaladıkça ağlayan
Ağladıkça üşüyen
Üşüdükçe ayrılık saran kalbinde soru, yaşam ne
Hüzün doğuyor güne
Şiir gibi derin ruhların sorgusuz çöküşü
Sen söyle
Bugün mü doğdu cennetin bilinmez kokusu
Saçımdan ayaklarıma uzanan iyilik seli
Bir değil ki çöken tapınak
Yeşeren umudun ağlayan güzü
Ağlayan bulutların acımasız yıldırımları
Sen söyle
Huzuru noksan, yorgunluğun acı sesi
Nereye kayboldu aşkın nur saçan rengi
Zaman mı dersin kusurlu
Huzurun derin ve soğuk yankıları
Uyan artık, kayboluyor asrın serin düşü
Gece yeşil, ağır ve salkım yaprağın tezi
Sen söyle
Yoksul tanrının ağır yolculuğu
Terk edilmiş varoşlarla dolu avlu
Ortasında bir çocuk annem diyor
Gözyaşına sığacak kadar dolu
Son diye haykırıyor, bitsin diye
Şair ruhu
Doğa ana
Mürekkep
Üçüne yazıyorum
Üçü de beden arıyor
Özgürlük konuşmak, yürümek mi dersin
Ağlayan ruhların üşüyen tanrısı
Sen söyle
Bitsin mi artık yaşamın
Koçak egemen fikri
Umarsız yaşayan canlılara
Armağan olsun artık doğa ana.
Kayıt Tarihi : 4.04.2026 16:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!