Annem gibi güzelliğe
Tanrı gibi Yüceliğe
Doğa gibi sessizliğe yazıyorum
Duy ve çöz artık
Kurtul zihne vurulmuş zincirlerden
Arkamızda beliren doğa hatırına
Duy ve çöz artık
Öğütülen gecenin ertesi
Annemin bakışlarında kaybolan
Öfkenin soğuk seyrine karşı
Eriyen sessizlik doluyor güne
Kelimeler anlamını yitirmiş
Bağlı çığlığın sesine uyanıyorum
Çiçeklere fısıldadıkça
Aşk kokan güllerin soluğu yeşeriyor
Toprağı ağlatan annemin
Güzelliği yeşeriyor fideye
Saçının akını sevmek gibi
Parladıkça gözündeki büyülü ışık
Uyandırıyor ağlayan ruhları
Tanrının sesini duymak gibi
Umudu noksan sessizliğin sesi
Kaç asır oldu
Anlamsız varlığın uzun ve karanlık teni
Yükselen tapınaklar mı kurtaracak
Onurlu ağlayan kitaplar mı
Yaşamadan ölen bebeleri
Cennetin kokusu duyuldu mu sen söyle
Denizleri ayıran sihrin
Kayboluyor geliştikçe zihnim
Ve sen değil misin zihnime beden bulan
Üşüyen fikirleri kavuran
Çelişkilerle yaşatan ruhumu
Bir tanrımız var ki üzgün
Çoğaldıkça bizlerin kararan sabahı
Kararan kirli fikri doğuyor
Doğa ana, biraz da sen konuş
Rengini solduran bizlere
Yok mu birkaç küfrün
Kızıl yağmurlar yağıyor bugün
Yaşamın engin soğuğuna küskün
Doruk yalnızlıklar misali
Derin ve korkunç
Baskın hüzünler misali
Soğuk ve keskin
Kayıt Tarihi : 4.04.2026 16:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!