Toprak olup ayrılıkların üstüne sersen
Sevdamı da ektiğim bağrında gül yetişsin
Bir gün yeter pişmanım içim yandı su dersen
İçimde birikmiş gözyaşımdan göl yetişsin
Gül bahçesine girecektim elini versen
Yaktın yüreğimi közde pişmeyi sen bilmedin
Canımı verirdim sana oysa sen beni sevmedin
Sevdan yara aldı gözlerimden kanadı silmedin
Yıllarca bekledim yaramı sarmaya gelmedin
Ömrümüz bitti yar sen bende kaldın bitmedin
Ihlamurlar çiçek açmış bahçedeki hanımeline nispet
Burnum bir daha koku alır mı bilmem artık kısmet
Limon çiçeği sırada bekliyor kolonya olmaya namzet
Yokluğun acıdır kokunu hissedince hemen hazzet
Acırım öksüz yitik sevdalarım kaldı kimsesiz
Gönül yaramı kanat kaşıyarak
Elemi kederi koy taşırarak
Tozlu yola bakıp iç acıyarak
Göz pınarlarına yaşlar doldu mu?
Sessiz gecelerde yalnız kalınca
Kurumuş bedenim kökten özünden
Can suyu dibime aktı gözünden
Güneşte vurunca gamze yüzünden
Kara kışta tomurcuk verdi dalım
Sohbetten rengârenk çiçek açınca
Şunu bilki ela gözlüm, olmayan buğdaya
Gözüm yaşını damla damla kattığım oldu
Yoğurdum hamuru hasretten tutmadı maya
Gönlümde yanıp ta ekmek, aç yattığım oldu
Sensizlik başımda belaydı, gönlümde sırdı
Varlığın mı zor yokluğun mu zor onu bilmek zor
Gel demek zor git demek zor ortası daha zor
Seni bıraktığım gibi bulmak zor geri dönmen zor
Aramak mı zor seni başkası ile bulmak mı daha zor
Keşke mi zor keşke demek mi zor hangisi ağır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!