Sen gittin ya güneş eskisi gibi aydınlık olmadı
Ay eksik kaldı tamamı bir türlü dolun ay olmadı
Geceler hep zifiri karanlıktı hiç esmer bile olmadı
Karanlığı sen sandım içime çektim içim dolmadı
Sen gittin ya bulutlar her gün ağladı olmadı
Sen gülünce
Yüzünde bahar çığlık atar
Gamzendeki çukura gül katar
Kekik esintiyle gelir caka satar
Sen gülünce
Buluta sordum da doldu gözleri
Döktüğü yaşında seni aradım
Yele sordum esti tepe düzleri
Söktüğü taşında seni aradım
Yörük kıza sordum saçı belinde
Bedenim yaşlandı gönlüm yıprandı
Ruhum paslandı yüzüm sarardı
Düşüm gecikti rüyam karardı
Yoruldum artık seni beklemekten
Gözüm yollarda yüreğim askıda kaldı
Seni getirdi aklım önüme bıraktı
Gözümde aniden koptu bir fırtına
Dışına döktü yağmur bulutları acısını
Kapadım kayboldun açtım geri gelmedin
Aklımdan geçerken gözümde verdin mola
Sen gidince gonca kaldı gülüm açmadı
Hasretin içimde kaldı benden kaçmadı
Yüzüm hiç gülmedi mutluluk saçmadı
Seni görünce yüzüm gülü kıskanmadı
Sen gidince çiçekler soldu açmadı
Seni görürsem
Şafaktan çıkar önüme gelirsin
Elime alamam yakar eritirsin
Gönlümü düşer orda dirilirsin
Seni görürsem
Seni görmeyi arzu ederim uzaktasın
Seni saramam dokunamam hayaldesin
Seni can bildim bedenimi yaşatmaktasın
Seni görmediğim her an özlemimdesin
Özledim göz pınarımda gözyaşımdasın
Bağrıma bastığım kapkara taşlardasın
Her zaman gözümden akan yaşlardasın
Sana kızdığımda sadece çatık kaşlardasın
Sen neredesin bensiz sen nerede
Gönlüm çöl değil vahanın ortasındasın
Seni yıllarca konuşmak isteyen dilimi kopardın
Seni her daim görmek isteyen gözümü kapardın
Seni her gün duymak isteyen kulağımı tıkardın
Sen olmadan ne kadar zor üşüyünce beni sarardın
Kendi elinle attın beni çok derin kuyularına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!