Ozanın inleyen kırık sazıyım
Acılı nağme duyanın hazıyım
Özleme hasrete dünden razıyım
Gelme sen sevdiğin bilsem de olur
Konuşma istersen duymam sesini
Susma ne haldeyim söylesene dilim
Kuru yere oturdum seremedi kilim
Araştırsa bilemez içimdekini bilim
Dantel gibi sevdim o öremedi kilim
En dertli keman içimde çalar bilin
Hali hatırı sorduk söz bitince
Heyecan var dili durdu öyle işte
Havadan sudan konuştuk bitince
Gönül işleri sessiz öyle işte
Çor çocuk nasıl iyiler mi dedi
Kimseye söylemedim seni özlediğimi sakladım
Dilimi tuttum ama yüreğim firar etti turladım
Kapın kitli her seferde bana yer yok anladım
İsyan etti gönlüm ama ben hep seni pakladım
Kokun hiç aklımda yok ama burnumda tütüyorsun
Özleminle tutuşur hasretinle yanarım
İçimin intizarını dinle ben şiir sanarım
Bir selamını getirseler bile ona kanarım
Özledim sevdiğim gel hasretinle yanarım
Türkü söylenmez bizde ağıtlar yakarım
Özlemek diyorum aynı titreyerek üşümek gibi
Sıcağı hissedip gidip ateşe dokunmak gibi
O kadar çok ve uzun üşüdüm ki anlatmak zor gibi
Sığınmak istediğim yer gönlündeki cehennem gibi
Özlemek diyorum ince ince acı çekmek gibi
Hayalim gözlerindeki deryadan giriyor
Vurgun yedim ela gözlerin derinleşiyor
Kulağım bulutlara çıkıp orda bekliyor
Yaralı göçmen kuşlar selamını getiriyor
Gerçekte değil oda sadece rüyamda oluyor
Gönül yangın yerine barınak
Yokluğun buz gibi sarılak
Karşılaştılar ikisi habersiz
Hasretin yağmur oldu sağanak
Damlamadı aktı dereden
Sevmiyorum deyip çekip gittin
Yıllar yılı sen onu mutsuz ettin
Sesi soluğu da çıkmaz kaybettin
Şairin nerede küsmüş mü gülüm
Duygularına yalan mı demiştin
Burnumu sızlatan hasret oluyor
Mısra’nın gözleri gölet oluyor
Şiire damlıyor kasvet oluyor
Şairin taşını deliyor gülüm
Kıta kıta yazsan geçip gitmiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!