Özlemi yağmur, sel içimde kalsa
Deryaya denize kolunu salsa
Nazlı yar şaşırıp bir damla alsa
Yıllarca gülerdi haz alır yüzler
Hasreti gönlüme sığmayıp dolsa
Yıllar sonrası gurbete varıp
Sarı saçın sazın teline sarıp
İçten yanık yanık türküler yazıp
Seni söylemeyen dili neyleyim
Hasret yangın olur yârim gidince
Kara kışta gonca başımda taçsın
Her sabah kırmızı güllerin açsın
Yüzün gül gamzende gülücük saçsın
Nice nice yıllar gül arkadaşım
Kırda çiçek oldun polen salmakta
Sevda deryasına akmadı durdu
Tek başına yalnız daldın o gece
Nefeste oksijen boğaza durdu
Canım cehenneme saldın o gece
Azrail emiri getirsin diye
Ormanlar yanıyor ateş söner mi?
Dağlar kadar buzlu kar olmayınca
Ayrılık oldukça hasret biter mi?
Ela gözlü bakan yar olmayınca
Çekince hepsini kalmadı çile
Sensiz yaşadım kapkara kışları
İlkbahar yakındı gelmeden gittin
Arkandan durmadan aktı yaşları
Mendilin çıkarıp silmeden gittin
Sol yanına vardım durdum önüne
Sensiz gönlümün içine diktim seni gülüm
Su istedin ağladım soldun açmadın gülüm
Ben sana bir kere bile diyemedim gülüm
Açma gonca kalsan da razıyım ölme gülüm
Şiiri sensiz yazarım kalem elimde gülüm
İçimi yaktın kurudu bedenim
Olmaz mı sandın hiç sevenim
Toprak olur bana can verenim
Yağmurla yağsan isteyen yok
Kitap arasında kuruyan gül gibiyim
Cila mı süreyim gönlün pasaklı
Kinle nefret senin içinde saklı
Öze inanmadın eller hep haklı
Sözde sevdiğini bilmez mi sandın
Beni ikinci kez yine kaybettin
Gözüne baksam üç öğünde bir an
Halil İbrahim sofra kurmuş sanan
Ne ekmek nede aş yemezdim inan
Sen benim sağımda olsaydın gülüm
Solsa gözyaşımdan başka su dökmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!