Sensiz ekmeğin aşın tadı yok dilin tadı yok
Gecenin seherin tadı yok günün tadı yok
Sana gitmeyen yolun sokağın caddenin tadı yok
Sen yoksun sen yoksan yaşamanın tadı yok
Seni görmeyen gözün duymayan kulağın tadı yok
Bana birşey söyle yüreğime dokun
Burnum sızlar almayınca kokun
Acısı dinmedi içerde okun
Gelip bir acı daha verme nolur
Göremem dokunmam severim seni
Her aldığım nefeste sen vardın
Derinden içime çeksem kaçardın
Özleyince yukarı doğru çıkardın
Bir nefes alımı kadar sev beni
Sevdanın miktarını kimse sayamaz
Ümidim kaçarken dikenli tele takıldı
Pembe düşlerin üstüne şimşek çakıldı
Gençliğim zindanlarda kaldı yakıldı
Sevda türkülerime ağıt yakıldı
Geceleri uyuyamadım kaçtı uykular
Boynunu bükmüş
İçimdeki tüm çiçeklerin yaprakları
Akarsular dargın bulutlar küsmüş
Hasret yakar
Sonbahar iştahlanır
Kuruyup uçsunlar diye rüzgârda
Gönül yanarken içim acıyor
Duman yok yangın lav mıdır?
Ilık ılık akıp içimden gidiyor
Gözümdeki kanlı yaş mıdır?
Bir yanın bahar neşe saçar
Çok az güldürdün beni yılda bir tadımsın
Varlığın haram bana yokluğun da acımsın
Sen kaçtın benden hiç diyemedim canımsın
Özledim ela gözünü sal bana çok lazımsın
Kucak açtım yıllardır beklerim
Gelme bana koşmadıktan sonra
Özlemine acılı hasretinde eklerim
Gelme yaramı sarmadıktan sonra
Yıllarca acı çektim can verdim
Yaşıyor musun diye sorarsan
Yaraladın ama ölmedim diyeceğim
Yaran nerede diye sorarsan
Can evimde yüreğimde diyeceğim
Susuz kalmış bahçede açamamış çiçeğe
Sıcaktan boynu bükülmüş filize sor beni
Nemli olmayan kuru topraktaki tohuma
Sararıp solmuş çimenlere sor beni
Hayattan ümidini kesmiş sağır ihtiyara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!