Toparlamak, ne garip bir his arkadaş,
Bu keşmekeşe, bir düzen getirmek ne garip,
Hele, aklın fikrin başka yerlerdeyse,
Geleceğinde, kocaman bir belirsizlik varsa.
Her şey, üst üste yığılıp kalacak ama,
Nihayetinde, iki katı dağınık,
Nasıl bu kadar geç fark ettim,
Fısıltının bir kundak olduğunu.?
*
Ne zaman anladım,
O kıvılcımın, koca bir ormanı aradığını.?
*
Üzgün,
----üzgün
--------bakar
------------keklik,
Çıkar
----bazen
Neptün'deki yıldız tozunda,
----terliyor vehim hayatlar,
Gerçek bir iktibas gibi,
----hüzünlü satırlarda hayatım,
Her izi derinden sayfalarım,
----sanki bir not defterinden,
Öyle zor durumlar var ki,
Sonsuz bir çöl denizinde olduğunu sanırsın,
Ne gölgesine sığınılacak ağaç,
Ne hayat bulacak su kaynağı,
Ne de el uzatılacak insan.
Mahallede iki gölge,
Sus Salih diyor, sus,
Çözelim bu bilmeceyi,
Salih’in soluğu kesik,
Peki, diyor, peki,
Kemerden çıktı bıçak,
İtikatların arazisidir bu arazi,
Kehanet savuran, hükümdarlara yaraşır, ilahi,
Zindanlı, iblisli, sultanlı,
Cinlerin ve perilerin, cirit attığı bir arazi.
*
Her bucağı, panayır bu arazinin,
Sürgün
----ediyorum
--------seni
------------kendime,
Beynimi
----tıkıyor,
Boğuldu gözyaşlarına,
----ihtişam içinde,
--------kavuşunca dileğine,
Görkem içinde,
----aşağıda dünya,
--------yukarıda gökyüzü,
Sevmiyor beni fırtınalar,
----kaybettim yolumu,
Üflüyor yüzüme,
----hatalarımı rüzgar,
Kaybolurum,
----derinleştikçe gece,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!