Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Ufuklardan öteye, setleri yıkan o devler,
Mühürlerini, her karışa adaletle damgalayan beyler,
Akıl denen meşaleyi, sönmeyecek bir ateşe çevirenler,
Her biri bu ulusun, sarsılmaz temelidirler.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Yalnızlığın hakim olduğu bu kasabada, çokça sevda düşkünü var.
Acaba sen de mi, gecelerin tuzağına düştüğünü sandın?
En bilinen sevgi hikayelerinde, yarınların şefkati görünmez.
Yazgıya karşı mı çıktı şimdi, senin de kalbin?
*
Gönül verdiğimiz andan beri, hiçbir şey yolunda gitmiyor.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kulağıma geldi ki, beşeriyetten ve yarenliklerden, beklentini bitirmişsin...
Yeniden, şahsın adına kederlenmeye koyulmuşsun...
Kimselerin uğramadığı, uğramayı da arzulamadığı,
O sevda ikliminde, birini gözlerken hayli titremişsin...
*
Kişi, sadece özüne tutulabilir diyormuşsun.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Sümbülüm sararır, soldurur beni bu gam,
O gamzende ki gülüm, güllerden mahcup şimdi.
*
Candan severim derken, yârime canımı verdim,
Şimdi gönül fermanı, dinlemem canım şimdi.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tutkunun doruğuna tırmanan, sevdalı can,
Yüreği alev alev kavrulup duran, volkan,
Damarında çağlayan, sonsuzluğu arzulayan,
Yüce duygu selidir, gönlümü esir eden.
*
Tutulmuş dudaklarım, ismini hecelemez,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Mavi kumaş, mor kumaş,
Örgüsü narin kumaş,
Aylar geçti dönmedin,
Gözden akar kanlı yaş.
*
Ah yürü gül, hey yürü,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kelamın eritiyor, buz tutan dağı,
Nefesin bahardır, şu kainatta,
Yeşertir sesinle, kuruyan bağı,
Huzur bulur gönül, her bir saatte.
*
Ekin biçer idik, uçsuz tarlada,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Hançer saplanır göğsüne karanlıkta, lakin,
Bambaşkadır kederi, seher vaktinin,
Dilemezsin, döşekten doğrulmayı,
Niçin, tekrardan belirdi şafak?
*
Niçin, taze bir zaman,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Gönlüm sendedir emanet,
Elde duran da vasiyet,
O sevdiğin Kenan Bey'miş,
Bana kalan da nedamet.
*
Bir kapım var, kolu yedek,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Parçamsın sen artık, bütünüm sende,
Zihnim baştan gitti, sar teni teni,
Gövdem sana hibe, ruhum gölgende,
Mecnun listesine, kat özü özü.
*
Ezgi sen olmuşsun, name de telde,

Devamını Oku