Ninelerin özenle diktiği, dedelerin giydiği,
Bir örtüydü o, taşırdı geçmişin derin izlerini.
Çobanın sırtında kepenek, huzurdu omuzlarında dervişin,
Vardı bu topraklarda giysilerimiz, tarihimizle yoğrulan.
*
Aba altında yatan yiğit, görünmez bazen gözle,
Bir hata mıdır,
----bütün bunlar,
Cezası mıdır,
----insanların kibrinin,
Düşünmeli mi,
----yarını, dünü ve bugünü,
Ağlatmadan önce,
----seni bu hatan,
Uyum sağla,
----dostum sınava,
Anlatıyor Yaradan,
----son kitapta,
Baktım, bütün o hisler sahteymiş,
Altın ve makam, taptığın putlar,
Vakti dolunca, bileceksin net,
Hüsranla, mazi arayacaksın,
Asla, eskiye ulaşamazsın,
Zahir, batında noksanmışım tam,
Gücü elinde tutanlara,
----verildi tüm unvanlar,
Müebbet istedi savcılar,
----geziye alkış tutanlara,
Çıkar ilişkisinde olup, sessiz kalanlara,
----düzenlendi ödül törenleri,
Meydanda dikilerek, ayakta dururken,
Kafede çay içerek, yolları tararken,
Vakitler hızla geçti, karanlık basınca,
Bütün yalanların, ortalıkta patladı.
*
Havalı sözcüklerin, dilinde coşarken,
Büyüdüm içinde, yavaş yavaş,
Akımına kapıldım, derin toprağın.
Minik bir tohum oldum, fırtınada,
Filizlendim, yeni bir yaşam gibi.
Öyle çok güçlendi ki, köklerim sende,
Silindi gitti, başkalarının gölgesi,
Bugün, en mutlu günüm diye, kazındı hafızama;
Oysa, dallarına kahkahalar gizleyen ağaçlar,
Ne çok güldürürlerdi beni eskiden.
Papatyalar dizilirdi, kulak arkamda,
Sevinçten göğe atlamak için sıralanır,
Dimdik beklerlerdi.
Ülkemin
----mezarlıkları
--------bile,
Çöküp
----kaybolurken,
--------sen
Hayatın izleri, yıpranmış alnında,
İçe dönük bakışlar, alnında derin yarıklar,
Pişmanlıklar, kaygılar,
Tek sadece,
Kendi değil, bu hüzün ama,
Korkutulan, çocukların hatıraları,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!