Prangalanmış ayak bileklerimize,
----geçmişin silik izleri,
Çılgınca bir tempoyla,
----akıp gidiyor hızla zaman,
Bir hüzündür zaman,
----kavrayabildiysen eğer onu,
O solgun silüet,
----belirince zihnimde,
Ayakkabının kederinde,
----portakalın neşesinde,
Kilitli bir kapının,
----kayıp bir anahtarında,
Yeni bir yüz eklersin, her gün yaşamına,
İlk ışığında sabahın, telefon çalar sana.
Umutlar beslersin, her yeni tanışmada,
Bıraktıklarını sen, ararsın geçmişten kalan.
*
Vakit ayırırsın, belki bir hafta, belki bir ay,
Asil izler kalır, geçse de yıllar,
Temiz niyetlerle, sağlam adımlar,
Kaybolmaz o sözler, boşlukta asla,
Sabır ve inançla, ruhla örülmüş,
Solmayan o narin, eşsiz kilimler.
*
Geçti hayatım,
----iskele ve gemilerde,
--------Kaleiçi'nden ziyade,
Şu anda yaşadığımız eve getirdim,
----ben rahmetliyi,
--------iskelenin yukarısındaki,
İndi kavrayan aklım, derin düşüncelerle,
Dedi ki, bilginin merkez kanunu iç sesim,
İşit sen, o düşüncelerin yankısını,
Ekmeği sunmuş idrakim, sanmış ki zihin.
*
Anlat hızlıca kartala, domuzun halini,
Feryat ediyorum, seni çağırıyorum,
Beni de, yanına alsınlar diye,
Soğuk bir taşta, kazılı ismin,
İşte yuvası diyorlar, gösteriyorlar.
*
O dokunuşun, o bakışın, o tebessümün,
Vadiler serdim ruhuna,
Dönüyorum bu vadiden,
Cennetim ol ki artık,
İstemem oysa, cennet olmak,
Bahar olayım gözüne, o da yeter bana,
Uzaklaştırın beni cennetim olup, baştan ve düşten,
Gel bir dene, yık gardaş,
----düşmeyiz, hepsi bizde,
Adanalıyık,
----biz gardaş,
Şeref desem, şan desem,
----bizde derim namus da,
Geldi çattı vakti, sorarım kendime her an,
Hep şu sorular, döner durur içimde durmaksızın:
Bu toprağın adı, nereden gelir?
Yurdundan kopuşumuzun, hikayesi nedir?
Ozanların dilinde geçen, o adın anlamı neydi?
Neden bu yiğitler, durulmazdı bir türlü?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!