Zihnimi saran, o gülümseyen çehrenin,
İçimi kanatan yokluğuna, son vermesi ümidiyle,
Her yeni şafağa, bu düşünceyle başladım.
*
Fısıltıyla okuduğum, aşk dizelerine tanık olan,
Odamın duvarlarındaki, hayalinin yerini,
Hangi akla hizmet, kendini yadsırsın, açıkla;
Özellikle, zamanı aşmak için, zorlamak mevsimi.
Çünkü tasa, geceleri dingin olmak uğruna, terk edilecek bir korunma hissesi değildir başkasına.
O ayırdığın bölüm; sakın ha, zehire dönüşür sonra sana.
Yavrusunu kollamak, yahut anaç sezgisine bağlı olmayan, bir nevi doğal gizem, anlamsızca harcama vaktin değerini, kendi varlığında.
Bu, bir geri bildirim midir?
Seninle varalım,
Bitimsizliğe;
Yalnızca biz, sadece sen ve ben.
*
Ayrılırsam beni çek, bu yerde bırakma.
Şu an kalbimde hep keder, ruhumda sızı,
Ortalık sisli, bir akşam tütününe benzer,
Çekilirdi el ayak, ıssızlaşırdı her yer.
Bu, uyku ilacı gibi sersemleten semtten,
Zihnimde bir hayal gibi, sen duruyorsun sen!
Rüyasındaki berrak maviliğe süzülen,
Bakışın, gülüşün ve o mermer teninle,
Şafak alev almış;
Yere düşer gölgesi.
Kor filizler,
Güneşin alnında.
Alnındaki ter;
Süzülür damla damla.
Tarif edemem ki bunu.
Bu ayrılığı, bu bitkinliği,
Tarif edemem ki...
Dile getiremem ki ızdırabımı, kederimi,
Hasretimi.
Uçurumlarımın bu en dibine,
Duymaz saf akıl,
----gereksinim var harflere,
Sonlandığı yerde başlar,
----sözlü iletişim,
Esirin olur yaşam boyu,
----iyilik beyanın,
Şimdi buradayım, burada senin hatıranda saklıyım.
Dumanlı güz sabahında, eski köprünün altında,
Dünüm neyi sundu, yarınım ne vaat ediyor?
Bekleyişteyiz, arka arkaya,
Şafak sökene dek bilemeyiz.
*
Kuş sesleriyle şafak sökerken,
uyanır şehir, güneş doğarken,
Bir sen varsın içimde, büyür her an,
yankılanır zihnimde senin suretin,
Duruşun asil, bakışların keskin,
eşsiz edan, tutuşturur bakışiların,
Neşe bulunsun dediler,
----gelen herkeste,
Yolumuzu aydınlatsın,
----bu kutsal anlar,
Buluştu şimdi dudaklarla,
----o mübarek eller,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!