Gerçeği avlamak, müşkül bu devirde,
Parmaktan kayan, duman misali bu devirde.
Çetin sabahı, bağlamak şafaklara,
Ve güneşi, dar kavanozlara hapsedebilmek.
Bezgin suretlerin, izlediği aynalardaki,
Suretler hanelerinde mahpus, zira söylence.
Öğle vakti, bir serinlik eser,
Ne çok rüzgâr, ne de durgunluk,
Benim de ruhum, dengede bu ara,
En sevdiğim zamanda her ikisi.
*
Üstüme, ince bir hırka yeterli,
Ötede alacakaranlık,
Sürekli puslu ve tenha.
Neşeleri sakladım,
Beraberliğimiz uğruna,
Şu puslu alacakaranlıkta.
*
Aladağ'ın zirvesinden, süzüldü taze bir esinti,
Yamaçlardan aşağıya doğru, indi şimdi,
Doldurdu vadilerin içini, o güzelim çam kokusu,
Ruhuma işledi yavaşça, ferahlatıcı dokusu,
Çektim ciğerlerime, bu eşsiz, arı nefesi,
Bütün yorgunluğumu, alıp götürdü bu hevesi,
Ruhum boşaldı, tüm o eski anılardan,
Titremem, karşında susarım feryat etmem,
Tükensem, ayrı düşmenin ağır yükünden,
Derdinle, alakadar olamam şüphesiz.
*
Uzaklaş gölgemden, dönüp durma peşimde,
Duygularını önemsediğimi mi sanıyorsun?
Ev yıkık,
Pantolon yırtık,
Dikişler sökük...
*
Ha,
Para
----dense
--------de,
------------geçmeyen
----------------paraya,
Şahindir
Vurdum
----belime
--------balyozu,
Sorarsanız
----kimim
--------diye,
Zarftaki mektup, hangi yerdeyse,
Ruhumun özünde, gizimdesin,
O kağıt parçası kiminleyse,
Tenimden, o denli haricimdesin.
*
Aynadaki suret, ne alemdeyse,
Bütün hissin, lal olmuş içine,
Pınar kurumuş, şen çağlayandan,
Damla kurumuş, hüngür akandan,
Bulut dağılmış, ufuklar berrak.
*
Gönlün, çöllere döndü ansızın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!