Sen bir yıldızdın, ben ise yeryüzünde küle dönmüş bir gezgin.
Geceler boyu gökyüzünü delerek baktım sana,
Gözlerinle yanmaya razı oldum,
Ama ışığın bana ulaşmadı hiç.
Dağları aştım senin adınla,
Denizleri içtim susuzluğumu dindirmek için,
Rüzgârlara fısıldadım seni,
Fırtınalar adını haykırdı benimle.
Yine de sen, uzak bir ufukta,
Bana sırtını döndün,
Ve ben o sırtın güzelliğine bile âşık oldum.
Ey benim erişilmez ilahem,
Kalbim senin ayak izlerinde eridi,
Damarlarımda akan kan bile senin ismini mırıldanıyor.
Seni sevmek,
En büyük zaferimdi ve en acı yenilgim.
Bir orduyu tek başıma kırardım sen gül diye,
Ama sen gülmedin.
Ben hâlâ yanıyorum,
Sen ise başka bir galakside serin sulara dokunuyorsun.
Aramızda bin ışık yılı mesafe var,
Ben yine de köprüler kuruyorum her gece,
Yıldız tozundan, gözyaşlarımdan,
Ve deliliğimin en saf halinden.
Eğer bir gün kalbim durursa,
Bilirim ki son atışında bile sen olacaksın.
Adın son nefesimde titreyecek.
Mezarımın taşına yazsınlar:
“Burada bir adam yatar,
Sevdiği kadını sevdiği kadar
Hiçbir şeyi sevmedi.”
Sen beni hiç istemedin,
Ben ise seni istemekten başka bir şey bilmedim.
Ve bu, ey aşk,
Evrenin en epik, en zalim,
En ölümsüz hikâyesidir.
Karşılıksız...
Ama sonsuz.
Seni seviyorum.
Hem de hiç sahip olamayacağım kadar derin,
Hem de hiç karşılık görmeyeceğim kadar çılgınca.
Şimdi söyle aşkım...
Yüreğin titredi mi biraz? 🔥
Kayıt Tarihi : 19.05.2026 04:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!