Gel artık be! .. Gel! ..
Yeter bunca beklediğim
Beni bunca beklettiğin
Neyi bırakacaksan bırak
Neyle vedalaşacaksan vedalaş
Ama gel artık be! ..
İnceden bir sızı çöktü içime
Kahredip yürekten vurdu bu akşam
Ellerim semada fersiz gözümde
Damlalar isyana durdu bu akşam
Dualar dilimden akıp giderken
Bu gün 16 Nisan
Bu gün benim doğum günüm
Sen;
Bu günü kutlama küçüğüm
Sebebini bilmiyorum! ....
Ne dünden farkı var bu günün
Ve nihayet mirasın ile başbaşayım
İhanet riya yalan ve 'artıkların' ile dopdolu
Kirli necis haram ve aşağılık
İşte; Sahip oldağam tek varlık! ...
.............
Alıp götürdüklerinden arta kalan
Bir 'bulmaca' verdiler
Haydi;
'Bunu çöz' dediler! ..
'Yakında geliriz' diyerek
Geldikleri gibi gittiler!
Senden bana yar olmaz, ne benden sana ağyar
Değerini ağyarın sen hiç bilmedin ki yar
“Sen dostumsun” diyerek incitme n’olur beni
Sevdaya düşenlerin tek dostu Allah’tır yar
Aşk ikiye bölünmez, iki tarafta tek’tir
Gönlüm de “sır-dın” sen otuz yıl-dır
Açtım kapısını ardına kadar
Bir ismim vardı ya sen rafa kaldır
Sildim seni en son harfine kadar
Rüzgar bekliyorum hazır yelkenim
'Küçüğüm' dedim diye
Kendini 'minnacık mı' sandın?
Yani sana 'Bebeğim' deseydim;
'Biberon mu' kullanacaktın? .......
Bilirsin;
Bebekler beşikte,
Pencere önün de geçiyor ömrüm
Ne olur gel artık çal şu kapıyı
Her güne bin damla göz yaşı döktüm
Elin de güllerle çal şu kapıyı
Aradan yıl değil asırlar geçse
Hasreti mi anlatsam sana
Yoksa asırlık özlemi mi?
Yere göğe sığdıramadığım sevgiyi mi,
Ya da bu garip rezilliği mi?
Kah tebessüme yamanıyor dudaklarım
Kah bir nehir göz pınarlarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!