Adam Istanbulu dinlemiş
Gözleri kapalı! ..
Görmekten korkmuş zahir! ...
Şu Dünyanın işine aklım ermiyor benim
Varsa akıl erdiren saatlerce dinlerim
Samimiyet kalmamış dostluklar karaborsa
Gündüzlerin de bile mefeatler pusuda
Evet! ..Sen, ben değilsin, şayet olabilseydin,
Ateşi tanımadan, ateşte yanar mıydım
Benim seni sevdiğim, gibi sevebilseydin
Sensiz kavrulmak için 'cehennem' arar mıydım
İkinci bir şansım olmaz bir daha
Sevinci neşeyi bir bir kaybettim
Ferhatla dağ oldum Mecnunla vaha
Ne kadar dert varsa rezerve ettim
Acının balkonu, mehtap cehennem
İlk günü bu gün
İlk doğan güneş, ilk tebessüm
Bu gün 1 Ocak 2006
Bir defteri kapattım dün
Ve bir sayfa açtım! ...
Dün yok, geçmiş yok,mazi yok! ..
Dokunsam ağlıyorsun bir deli razgar gibi
Hem mahzunlaşıyorsun seven kalbin var gibi
Bir muamma gibisin soru çok cevabı yok
Bilmem ki sever misin senden başka bilen yok
Ey! ..YÜREĞİMİN HER KATMANINA PUSU KURAN GÜZEL KADIN! ..
Ben laf olsun diye veya masal olup anlatılsın diye sevmem! ..
Ben; sevdiğimi “serseri mayın” gibi iki dudak arasından dökülen afakî sözlere değil, “kurşun yarası gibi” yüreğime işlerim! ..
Ve ben sevdiğime herkes gibi “lafımı” değil, gerektiği yerde sebebini dahi sormadan “canımı” veririm! ..
Ben sevdiğime “sevdiğim” derim “sevgilim” demem
Ben sevdim mi böyle severim lakin “sevgi” bu değilse, lafını dahi etmem! ..
Odam’da ki dekorum, biraz duman biraz kül
Nasıl, nasıl yorgunum! .. İhtiyacım; tevekkül
Tükenmeyen sır neydi, yüreğim mi, kalem mi
Nerede huzur? Yoksa; gideceğim alem mi
Dünya’ya “mutluluğu” aramak için geldik
Bulmuşuz bulmamışız, dert etme be hemşerim
Mecnun’ca çöller aşıp, Ferhat’ça dağlar deldik
Menzile varmamışız, dert etme be hemşerim
Canı almamış ecel, “umudu” niye alsın
Okşasam o güzel ipek saçını
Yüzünü çevirip darılır mısın
Çıkarıp başımdan atsam tacımı
Söyle kız boynuma sarılır mısın
Bir buse kondursam al yanağına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!