Severim sonbaharı…. Hazanı
Düşen yaprağı..
Yağmuru, cama vuran sesini
Sarısını severim sonbaharın
Yeşilin dökülmesini
Çırılçıplak dallarını
Şiir yazdım beğenmedi
-Sanki umurumdaydı
Hem sen kimsin şiir kim
-Dış kapının mandalı
Sana sevdaları anlatmak isterdim! ...
Yedi düvelin diliyle
Aynaların ardın da ne varsa
Ve ne varsa dünya gözüyle temaşa etmediğin
Kelimelere sığmamış, gönül de yer bulmamış
Kilidi açılmamış, dikene sarılmamış, ne varsa işte! .....
Arındım kirlerden pislikten bu gün
Yıkayıp kefene sardılar beni
'Gelecek başına' dediler bu gün
Musalla taşına koydular beni
Daracık bir tabut hareketsizim
İnsan neyi ararmış? “Kendin de olmayanı”
Vay be! .. Söze bak şimdi! .. Bunun anlamı nedir?
Umurum da değil ki, “al gül’ün” solmayanı
Biraz sevgi istedim, vermedi, sebep nedir? !
Gül yüzlü sevgilinin güller açan yüzüne
Gönlüö girdaba düşmüş alaca kuytular da
Susuz kalan kalbimin nigahın da tortular
Ömr-ü zaildir takvim sararan yapraklar da
Nefs-in kör rüzgarın da bir yana uçuştular
Zaman sırtımda kambur sırıtmakta her anı
Sabrımız taştı be! .. Utanmaz adam
Coğrafyamın dışında ki hergele
Biz güneş olmuşuz sen “kardan adam”
Bir doğarsak neler olur? De hele! ...
Avrupa’ymış, “birlik” olmuş, hadi lan! ..
Acelen var gibi depreşme hele
Az sohbet edelim, ne kaybedersin
Kopacak gönlümde büyük zelzele
Hele, ben “git” diyem, öyle gidersin
Bir saat daha kal, bir şeyler soram
Yıllardır seninle görüşemedik
Gel desem son defa gelemez misin
Göz göze bakışıp sevişemedik
Bana bir teselli veremez misin
Hiç olmazsa halimi merak ederek
Bir yazar(!) tanıyorum şöhreti dünya kadar
Yalnız ben bu veledi çocukken tanıyordum
Adı Burhan’mı(!) neydi, soyadı da “yün satar”(!)
Her şeyini satarmış, ben yüncü sanıyordum! ..
Küçükken de böyleydi, her yola girer çıkar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!