Naylon bir gecelik terletir nemli şehirlerde
Denize yakın evlerin teraslarında her şeyini
İntiharı beklerken
Minyatür arabaların
Hangisinin üstüne
Düşeceğini seçersin hiç düşünmeden
Işık tacirleri kadar fakirdim
Gökteki yıldızlar kadar yorgun
Senin için doğup batarken
Sözlerin finalindeydi dudaklarım
Ebedi suskunluğa yemin ederken
Mabet kapılarının hırçınlığı vardı çığlıklarımda
sıcak
yaz geceleri gibiydi
gözlerin
ve kirpiklerin
ısırgan otları kadar
arzulu
Evet ağlamıştım
Senden ayrılırken
Yaz yağmurları kadar kısa
Çocuklar kadar masum
Ve binlerce taş fırlatmıştım
Sitemkâr kıvrımları saklıyor
Dönüşü olmayan insaf
Yolların
Ağlıyorum
İnliyorum
Vuruluyorum
O eski şarkıları
Söylemelisin sende
Utanmadan ve sıkılmadan
Bir küf kokusu duyabilirsin
Bir çizgi girer araya belki
Ama sonra imrenirsin
Kaç yıl geçti aradan unutamadım
Bu sevdayı kalbimden ben atamadım
Gecem yok gündüzüm yok bir gün yıl gibi
Gözümde gözyaşımı kurutamadım
Girme rüyalarıma öldürme beni
dertlerime soracağım
şarkılarıma
imkansız nedır diye
yalvaracağım
martı olup uçacağım
Kalemini şeytana satanlar;
Çirkinliği bakımla süsleyip
Güzelliği çamurla karartanlardır...
Kalemini şeytana satanlar;
Ölümle alay eder gibi görünüp
kıskansın
bırak zamanı
kendi sessizliğine
yaşadıklarını
hiç sorgulamadan
o yanlız




-
Özlem İpek
-
Özlem İpek
-
Özlem İpek
Tüm Yorumlarhocam siz bu şiiri yazarak bni ölümsüzleştirdiniz çok teşekkür ederim..
hocam siz bu şiiri yazarak beni ölümsüzleştirdiniz çok teşekkür ederim..
hocam siz beni ölümsüz bir öğrenci yaptınız çok teşekkür ederim :)