Gerçekleri şaşayazdım;
Boşta deniz dururmola?
Çok sırları aşayazdım;
Ağır dağlar yürümola?
Dağ, taş takmış sanki kanat,
Ölümün insafı var, karasevdanın asla;
Öldürmez, süründürür, bir kez pençelendimi.
Ölüme verme önem; ölürsün, kurtulursun,
İnsaf-minsaf bekleme karasevda geldimi.
Ciğerlerim kavruldu, iki gözüm silme yaş,
Sus rüzgar… Onu dinliyorum,
Bu kere
Durgun bir denizin dalgalarıyla gelmiş yanıma.
Kumsaldaki sesler onun ayaksesleri,
Bu fısıltılar onun fısıltıları,
Kat önüne götür
Yetmez gardaş
Dünyadaki tüm kuşların kanatları bana.
Verecekseniz; verin Zümrüdü Anka ‘nın kanatlarını,
Çala-çırpa düşeyim yollara:
İki ayağı bir pabuçta yüreğimin,
Canım yorgun, yerim ırak.
Ha seni özledim, ha çölde suyu,
Unuttum geceyi, derin uykuyu,
Atıp yüreğimden binbir korkuyu
Gelip alevinde tutuşacağım.
Uğraşlarım sensin, amaçlarım sen,
Seni gördüm yine pembe fayansta,
Sana hayran oldum herbir nüansta,
Herkesten üstünüm bugünkü şansta;
Ömrümde ilk defa beraber olduk.
Bir ara ırmakta gülümsüyordun,
Uçuşan yapraklar düştü başına,
Sonbahar saçınla nasıl bağdaştı.
Yel kıymaz yüzüne değe dolaşa,
O yüzden yanından geçti dolaştı.
Ellerin güneşte yaldızlanıyor,
Ömrüm su gibi aktı köprülerin altından
Yaralı yüreğimi taşlara vura vura.
Seni sevdiğim için delice aşık oldum
Karanlık gecelere, rüzgarlara, yağmura.
Yağmur çiseledikçe yanımda, karşımdasın,
Nedir bu kahırlar, bu cefa nedir?
Tükendim derdinle nice senedir,
İnsanı bıktıran beklemelerdir,
Ömrüm tükense de bekleyeceğim.
Herkes uğraşında, herkes işinde,
Gül aşırı kanlıdır,
Kaktüs hafakanlıdır,
Itır heyecanlıdır,
Sen de işte öylesin.
……….Sen de tıpkı öylesin,
……….Gönül nasıl sevmesin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!