Bıçak kemiğe dayandı,
Nemide hayranın olim.
Yandı ciğerimiz, yandı,
Garagız çobanın olim.
Alacaklı yollardadır,
Sen hep çalış, uğraş,terle,
Nenni de Feride ‘m nenni.
Deve yutar el semerle,
Nenni de Feride ‘m nenni.
Sık kemeri, bel incelsin,
Gül aşırı kanlıdır,
Kaktüs hafakanlıdır,
Itır heyecanlıdır,
Sen de işte öylesin.
……….Sen de tıpkı öylesin,
……….Gönül nasıl sevmesin?
Tam geçip giderken bu boş illerden,
Bıkıp usanmışken kuru göllerden,
Yakalar silkerken karagünlerden
Saçının teline bağlandım kaldım.
Gelecek günlerden kesmiştim umut,
Körpe bir bahar öpmeye başladı körpe tepeleri,
Körpe çayırlar, körpe çimenler uçuverdi topraktan,
Süslendi körpe çiçeklerle yaşlıbaşlı ağaçlar,
Körpe bir rüzgar değdi dudaklarına körpe yaprakların,
Körpe yağmurlar çiseledi körpe bulutlardan,
Haberin bile olduğunu sanmıyorum elkızı, ellerkızı
Sus rüzgar… Onu dinliyorum,
Bu kere
Durgun bir denizin dalgalarıyla gelmiş yanıma.
Kumsaldaki sesler onun ayaksesleri,
Bu fısıltılar onun fısıltıları,
Kat önüne götür
Yetmez gardaş
Dünyadaki tüm kuşların kanatları bana.
Verecekseniz; verin Zümrüdü Anka ‘nın kanatlarını,
Çala-çırpa düşeyim yollara:
İki ayağı bir pabuçta yüreğimin,
Canım yorgun, yerim ırak.
Biz denize vurduk suyu geçeriz,
Onlar çayırlarda otlayadursun.
Soyunduk dünyanın nimetlerinden,
İsteyen serveti katlayadursun.
Duvarları deldik, atladık öte,
Aslanın yemini sineğe verme;
Gider midesine çöker oturur.
Cahilin cebine cevher doldurma,
Götürüp çöplüğe döker oturur.
Ardından yürüme önde gidenin,
Sakın zehir gibi güce güvenme;
Ormanlar kıralı aslan da ölür.
Yırtıcı kaplanım diye gerinme;
Böğürüp kükreyen kaplan da ölür.
Aldanma gördüğün düğün derneğe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!