Gönül nasıl eridin,
Öldün öldün dirildin,
Yemin mi etmiş idin
Bu kadar aldan diye?
Değer bile vermedi,
Şarkımız dolaşıyor
Denizin sularında.
Geçmişimiz yaşıyor
Kumsal uykularında.
Gel yine söyleşelim,
Ah gençliğim…
Delikanlılığım…
Baro baro zamanım benim…
Böyle mi geçip gidecektin bir bahar seli gibi?
Böyle mi kayacaktın rüzgar gibi, avuçlarımdan?
Ben seni böyle mi arayacaktım
Hoş geldin gençliğim…
Buyur yanıbaşıma, başucuma…
Pürüzsüz yüzünle,
Kaytan bıyıklarınla,
Pırıl pırıl parlayan kapkara gözlerinle,
Kalrm gibi ince, uzun parmaklarınla,
Geri ver mektuplarla o ilk resimlerimi,
Geri ver acı-tatlı bütün hayallerimi,
Nasıl olsa sonu yok bu gidişin, bu aşkın,
Geri ver hem gönlümü, hem ruhumu, hem beni.
Ben sana resim değil, resimli can vermiştim,
Her gün dertte, çiledeyim
Gel de buna yaşamak de.
Bilmiyorum neredeyim
Gel de buna yaşamak de.
Yollar batak, çamur olmuş,
Yanıp bitip ölsem de
Geleceğin yok gibi.
Tesbih gibi çeksem de
Geleceğin yok gibi.
Bir ben kalsam evrende,
Gel bana; gözlerim doldu yaşlarla,
Yaralanmış kalbim çırpınışlarla,
Gel bana baharla, körpe kuşlarla,
Gel bana, gel bana, kavuşalım, gel.
Gel bana bir körpe tomurcuk gibi,
Gel bana güneşle, yağmurla gelme,
Çünkü gözyaşların gizli yağmurda.
Bekle, gözündeki yaşların dinsin,
Sen sonra yola çık, şimdilik dur da.
Ben seni çileler için sevmedim,
Konuşan dil oldunsa;
Seven gönül oldunsa;
Kalkmayan el oldunsa;
Gel benimle, gidelim.
Tanıyorsan böceği;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!