Mısırın mülkiyetindeki
altınları saydın mı hiç?
Biliyor musun sisin yeşil olduğunu
Patagonya’da öğle saatlerinde?
Çengellerden bir değirmendir hava –
Cevapsız sorular, yazları çamlar altındaki
Siyah havanın kokmuş dölyataklarında
Öpüşleri dayanılmazcasına batan
Sinek misali boğulmuş ve ışıldar.
Balbao ölüm ve yabanıl toynak getirdin sen
tatlı yurdun uzak köşelerine,
ve ruhun avcı-köpeklerinin
arasındaydı:
kanlı çeneleriyle yakaladı Leoncico
kaçan köleyi,
Mutluluk nedir bana anlatır mısınız diye sordum
hayatın anlamını öğreten profesörlere.
Ve binlerce kişinin işini yönlendiren
meşhur idarecilere gittim.
Hepsi kafalarını salladı ve gülümsedi bana
sanki kendileriyle dalga geçiyormuşum gibi.
Müzik, uysal sesler ölünce,
Titreşir bellekte -
Kokular, şirin menekşeler sayrı düşünce,
Yaşarlar dirilttikleri duyguların içinde.
Gül yaprakları, gül ölünce,
Yığılırlar sevgilinin yatağı önüne;
Nasıl da severim yüzünü! Dağdaki ay şakır yüzün için.
Ve dudakların yanında yabanıl bal acı kalır.
Dipsiz akıntılar gibi kuşatır gözlerini kirpiklerinin yayı.
Rayihalı gül suyuyla dolu bir tas misali, kızıl ağzından içerim.
Bugüne dek hep böyle var olageldi bayraklarımız:
Bütün şefkatiyle halk işlemiştir onları,
dikmiştir parçalarını bütün acılarıyla.
Halk iliştirdi yıldızı yanan elleriyle.
Ve kesmiştir bir parçayı ya gömlekten ya da gökkubbeden
Nasıl mı marxist oldum? -
evet.. beyaz ve açık mavi ilkbahar çiçekleri arasında yürüyordum
kardelenlerden hemen sonra açarlar ya hani,
-ve akasyalar, o muhteşem sıcakta
çözülen insan teni kokan çiçeklerle dolup taşmadan kısa bir süre önce
o güzelim mevsimde-
O budala katır Mola durmaksızın
sürüklenir uçurumdan uçuruma
ve enkaz gibi yuvarlanır dalgadan dalgaya,
kükürtle ve büğlüyle mahvolmuş,
pişirilmiş kireçte ve safrada ve hilede,
önceden bekleniyordu cehennemde,
Molokai
Uçurumun yanında duruyoruz ve altımızdaki derinliklerde parıldıyor
cüzzam kolonisinin çatıları.
Aşağı doğru inmeyi başarabiliriz, ama yetişemeyiz asla
karanlıktan önce yamaçlardan bir daha tırmanmayı.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla