İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Withens’in İki Görünümü

Üstte halka geçirilmiş, leylek bacaklı karaçalı,
Koyun ayaklarının yassılaştırdığı çimenler,
Taş duvar ve mahya kirişi yükselir
Pruva misali sis belirsizlikleri arasında

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yürüyorlar caddede geliyorlar ve gidiyorlar
Bilmiyorlar birbirlerine baktıklarını
Birlikte yatıyorlar zaman öldürmek için
Bilmiyorlar mağazalarda bir şeyler satın aldıklarını
Eve gidip kahve içiyorlar hepsi bu işte
Çok alçakgönüllüler bilmiyorlar

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ya da uyusun diye
yatırırlar mı Hitler’i dikenli tellere?

Ya da dövme mi yapıyorlar derisine
cehennemdeki abajurlar için?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yaddo: Büyük Malikâne

Odun dumanı ve uzak bir hoparlör
Süzer bu berrak
Havayı, ve belirsizleştirir.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Asıyorsun gölgeni yağmur altında
ve soyuyorsun
şimşeğin ışığını
yağmur duruluyor karanlığı.
Bir aynadır gece
ve yüzün taşıyor dehşetin apaçık izlerini

Devamını Oku
İsmail Aksoy

YAĞMUR

toprakta sere serpe yayılmış
gür ve yumuşak kadın saçı misali
bugün yağmur –
kasvetli, serin ve rayihalı.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Temel sular, sudan duvarlar, yonca
ve derisi soyulmuş yulaf,
nemli, damlayan, vahşice örülmüş bir gecenin
ağında zaten yakalanmış baş kısmı,
bir şikayetle geri dönüyor parçalayan damla,
gökyüzünü yaran diyagonal hiddetler.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Trompetler çaldığında
her şey düzenlenmişti dünyada,
ve Yehova bölüştürmüştü dünyayı
Coca Cola, Anaconda,
Ford ve diğer şirketler arasında:
Meyve Şirketi

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Unuttuğum erdemlerden yeni bir giysi
dikebilir miyim kendime?

Niçin en güzeli ırmakların
tam da Fransa’da akıyor?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Unutulmuş Kaptan

Çok fazla gölgemiz vardır bizim. Eve gidiyordum
bir Eylül gecesi kalktığında Y
mezarından kırk yıl sonra
ve bana eşlik ettiğinde.

Devamını Oku