Pişen Bir Yumurta (1*)
En l'an trentiesme de mon aage
Que toutes mes hontes j'ay beues… (2*)
Polly'nin Ağacı
Bir düş ağacı, Polly’nin ağacı:
ince dallardan sık bir çalılık,
her bir benekli sürgün
Belleğin ve kendin Sargasso Denizi’mizdir,
Londra etrafında akıp durdun yirmi yıldır
Ve bıraktı sana şu ya da bu harcı parlak gemiler:
Düşünceleri, eski dedikoduları, her şeyin tuhaflıklarını,
Bilginin garip serenlerini ve donuk malların pahalarını.
Önemli şahsiyetler aradı seni – bulamadıklarında başkasını.
Postludium
Dünyanın dibinde bir borda kancası misali sürüklenirim.
Gerek duymadığım her şey takılır.
Yorgun kırılganlık, alazlanan teslimiyet.
Cellatlar taş getirir, kumda yazar Tanrı.
Lotus’ta kahverengi, şişman bir bebek oturur,
Ve neşeliydin sen ve gülüyordun
Bu dünyaya ait olmayan bir kahkahayla.
Suyu sıçratarak yürümek hoştur
Ve kahkaha her şeyin amacıdır.
-I-
Uslanır kış akşamı
Biftek kokularıyla dar sokaklarda.
Saat altı.
Dumanlı günlerin yanıp bitmiş uçları.
Ve şimdi rüzgârlı bir sağanak sarmalar
Problemlerin kişisel olma gibi
tatsız bir yönelimleri bulunur,
ki bu da bozabilir olayları kavrayışımızı.
Bir şeyin doğruluğundan eminsen,
kolaylıkla o şeyin yanlış olduğunu düşünebilirsin.
Dünyadaki bütün hoyratlığın nedeni insanların çoklukla
Mr. Truman geliyor
Puerto Rico adasına,
geliyor
temiz denizlerimizin mavi sularına
yıkamak için kanlı parmaklarını.
Biraz önce vermişti ölüm kararını
Orada anayurt daha da katıydı şimdi.
Saçılmış tuzdu altın,
kırmızı alevler saçan bir balık, ve o hiddetli
toprak parçası doğuyordu ezilmiş küçük
dakikasında onun, kanlı tırnakların getirdiği.
En kadim sevdalarımızdan biri de budur.
Yürü ve dur, Rullus, çünkü bu kadın gittiğinden beri
Bir şey eksiktir günde;
Bir şey eksiktir. Belli belirsiz olan bir şey.
Ezra Pound (1885-1972, ABD)




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla